1.WT nedir?
2.Tarihçe
3.Yer Dövüşü
4.Çocuklar için WT
5.Bayanlar için WT
6.WT Derecelendirme
7.WT Aile Yapısı
8.Yip Man
9.Si-Fu Salih AVCI
10.Soy Ağacı
11.Si-Hing Hasan AKIN

AVCI WT NEDİR?

İdeal bir dövüş sanatının özellikleri nelerdir?
Avcı Wing Tsun ( WT) nedir?
Chi Sao......
Avcı Escrima nedir?
Self defans için çok fazla kuvvet gerekli midir?
WT bayanlar için uygun mu?
Avcı WT’de yumuşak teknikler de var mıdır?
Anlayış
Sonuç

 

İdeal bir dövüş sanatının özellikleri nelerdir?

Kendini savunmanın etkililiği! Bir saldırgana karşı en kısa zamanda, mümkün olduğunca en az şey kullanarak korunma.

Refleksler, mesela araba sürerken yola aniden fırlayan bir çocuk olduğunda hiç öğrenmesek bile birdenbire frene basmamız gibi, bazı durumlarda doğru hareket etmemizi sağlar.

Bu durumu göz önünde tutarak, etkili bir dövüş sanatının reflekslere dayalı tekniklerden oluştuğunu anlamamız daha kolay olur. Özellikle temasa bağlı olarak ortaya çıkan reflekslere.

Antrenmanlar sayesinde birkaç reaksiyon , ihtiyaç halinde ortaya çıkabilen refleksler haline gelir. Çok fazla teknik, kritik bir durumda sahip olamayacağımız bir karar verme zamanına gereksinim duyar.

Etkili bir kendini savunma, aynı zamanda artistik şeylerden uzak olmalı. Hiçbir saldırgan uygun olmayan kıyafetleri çıkarmayı ya da ısınma antrenmanlarının bitmesini bekleyecek kadar dost ve kibar değildir.

 

Avcı Wing Tsun ( WT) nedir?

WT silahsız, etkili bir kendini savunmadır (self-defans). WT çerçevesinde, sistematik refleks ve his antrenmanı olan Chi Sao öğretilir, bu ise; iki kişi arasındaki kavgada temas durumunda en hızlı ve en etkili tekniklerin otomatik reaksiyon olarak ortaya çıkmasını sağlar. WT sayesinde, bir saldırgana karşı her durumda cevap verilebilir. WT o kadar etkili ki; Almanya’da NRW (Kuzey RenVestfalya) eyaleti ve federasyonun özel polis komandolarının çalıştırıcıları haftada birkaç kere Sifu Salih Avcı ile antrenman yapıyorlar.

 

Chi Sao......

Yumruk, tekme, tutma, atma, yerde savunma, yumuşak uygulama ve bütün bunları birbirine bağlayan Chi Sau his antrenmanı WT'nin özüdür.  ..... “yapışık eller” anlamına gelir. Temas durumunda ortaya çıkan reaksiyonların pratik edildiği bir formdur. Reflekslerle kontrol edilen bu hislerin avantajı, aşırı hız ve tekniklerin güvenli olarak uygulanabilmesidir. Bir saldırı anında ortaya çıkacak en uygun refleks olan karşı cevapların öğrenildiği “his antrenmanları”, Avcı Wing Tsun’un mükemmel özelliklerinden birisidir.

 

Avcı Escrima nedir?

Escrima, kısa sopa (yaklaşık 60 cm) gibi çeşitli silahların kullanıldığı bir Filipin silahlı dövüş sanatıdır.Bu savunma anlayışı, günlük hayatta kullanılan şemsiye, asa, el çantası gibi çeşitli eşyalara aktarılabilir.Avcı WT ile birlikte bu oluşum, silahlı ve silahsız bir self-defansın her mesafesinde uygulanabilir. Bu tekniklerin uygulanabilirliği Sifu Salih Avcı ile çalışan özel polis komandoları tarafından onaylanmıştır. Kesici, delici aletleri gerçekçi kullanım, sopa artisliği yok.

Self defans için çok fazla kuvvet gerekli midir?

Kuvvetli olmak zararlı değildir. Fakat kuvvet eksiği, gerekli teknikleri öğrenerek ve hız ve aksiyon kazanarak kapatılabilir. Bunun ötesinde teknik antrenmanı ile fonksiyonel kuvvet oluşturulur.

 

WT bayanlar için uygun mu?

Tabii ki; WT, bayanlar için de uygundur. Bayanların kendilerini savunabilmeleri her zamankinden daha elzem hale gelmiştir. Bir bayanın saldırı anında neler yapabileceğini bilmesi, fiziksel gelişim ve kendine güven kazanmayı kolaylaştırdığı gibi istemediği şeylerin yapılabilmesini de imkansız kılar.Avcı Wing Tsun’un prensipleri ve düzenli bir antrenman, yapılan saldırının sadece yapılmış boş bir saldırı olarak kalmasını sağlar. Saldırı bundan öteye gidemez. AVCI WT ve ESCRIMA erkekler ve bayanlar için uygundur.

 

Avcı WT’de yumuşak teknikler de var mıdır?

Evet. Bu aynı zamanda özel polislerin Sifu Salih Avcı ile çalışmalarının da temel sebebidir. WT’de, refleks antrenmanlarında kazanılan beceriler, hislerle kontrol edildiğinden; savunma, rakibin saldırısının kuvvetiyle sağlanır. Böylelikle WT’de savunma, saldırıya göre ‘otomatik’ olarak çıkar. Saldırı hangi türden olursa olsun; otomatik refleksler sayesinde kuvvet kullanmadan ve zarar vermeden saldırgan kontrol altına alınır.Bu durum, sağa sola kontrolsüzce saldıran kişiyi yaralamadan kontrol altına alma olarak en üst derece öğrencilerin imtihanlarının bir parçasıdır.

 

Anlayış

Tecrübelerimize göre, başarılı ve etkili bir self-defans için sıkı bir antrenman anlayışı gereklidir. Bunun için öğrencinin kabiliyetleri ortaya çıkarılmalı ve bunları kullanması istenmelidir. WT, pek çok tehlikeli dövüşten WT’nin yardımıyla sağ salim çıkan eski ustaların bilgilerinin temeli üzerine kurulmuştur. Temel sistematik, refleks ve his çalışmalarıdır. Sadece bunun için gerekli teknikler öğretilir. Bir maçta yaralanmaları önlemek ve Fairplay sağlamak için kurallar vardır. Bu iyi ve önemlidir.Fakat tehlikeli bir durumda, saldırganın Fairplay derdi yoktur. Saldırgana karşı korunmak gerektiğinde tek bir kural vardır: Hiçbir kural yok!! Ayakta kalmak- WT mantığında bu vardır.

 

Sonuç

“Kimse, gökten usta olarak inmez.” Bu deyim, hayatın her aşamasında geçerlidir. Sadece devamlı antrenman hedefe ulaştırır. Çok fazla teknik bilmektense iyi yapılabilen az sayıda teknik daha iyidir. İnsanlara pembe bulutlar üzerinde saraylar vaat etmediğimiz için, bazen insanlar bizi anlamayıp uzaklaşsalar da biz hep aynı şeyi vaat edeceğiz. Öğrenci kazanmak. Dövüşçü kazanmak. Artist kazanmak değil.



 

 

WING TSUN’UN HİKAYESİ


SHAO LIN MANASTIRINDA YANGIN

 

Günümüzden yaklaşık iki yüz elli yıl önce (tarihler tam olarak bilinmese bile Wing Tsun’un doğuşu ve Shao Lin Manastırı’nın yanması günümüzden 250-300 yıl öncesine dayandırılır.) Ching hanedanı Yung-Cheng döneminde, Mançuryalılar’ın yaptığı bir kuşatma esnasında manıstırda yaşayanlardan birisi olan Ma Ning Yee tarafından, Shao Lin Manastırı ateşe verildi. Manastırın yanmasından sonra olay hakkında iki rivayet yayıldı. Birinci hikayeye göre; sadece beş rahip olaydan kurtularak kaçmayı başarmışlar ve gizlendikleri yerlerde teşkilatlar kurarak Ching Hanedanlığı aleyhinde savaşmışlardı. Daha çok dövüşçüler arasında kabul görüp yayılan ikinci hikayeye göre ise; manıstırın yanması olayı hariç olay hakkında bazı farklılıklar var. Bu hikayeye göre kurtulanların sayısı beşten daha fazla idi. Burada manastırın yanmasından itibaren anlatacağımız hikaye ise, tabii ki dövüşçüler arasında kabul gören ikinci hikaye

 

YENİ BİR DÖVÜŞ SİSTEMİNİN DOĞUŞU  


Yangın sırasında rahiplerin ve dövüş sanatlarında çok iyi olan ustaların çoğunun öldürüldüğü ya da yandığı söylenir. Bununla birlikte yangından kurtulan kişiler olabilmiştir ve kurtulanlar arasında Beş Büyükler olarak bilinen Budist Rahibe Ng Mui, Usta Chi Shin, Usta Pak Mei, Usta Fung To Tak ve Usta Miu Hin de vardır. Manastırda en fazla talebe yetiştiren Usta Chi Shin, kendisiyle birlikte kurtulanlardan, Mançulara karşı savaşmalarını istediği için bu rahipler Mançular tarafından aranıyorlardı. Bu nedenle, rahipler ülkenin farklı yerlerine dağılarak oralarda gizlice faaliyetlerde bulunmaya başladılar.Budist rahibe Ng Mui, Beş Büyüklerin en yaşlısı ve de manastırdaki tek bayandı. Ülkenin dört bir yanında dolaştıktan sonra Yunnan ve Szechwan eyaletleri sınırında, Tai Leung dağındaki Beyaz Turna Tapınağına yerleşti. Yaşadıklarını hiçbir zaman aklından çıkaramayan Ng Mui, bu tapınakta Zen tarikatı ile ilgilenirken aynı zamanda dövüş tekniklerine de çalışıyordu. Bununla birlikte ciddi bir de endişe taşıyordu. Bu endişesi Shao Lin Manastırı’nda Mançurlarla işbirliği yapan yetenekli dövüşçülere ve Mançulara karşı nasıl korunacağı idi. O an itibariyle işbirlikçilerden daha iyi teknikler biliyordu, fakat zaman içinde kendisinden daha kuvvetli olan bu işbirlikçilerden zayıf duruma düşübilirdi. Bu durumda yapılacak tek şey mevcut Shao Lin tekniklerini mağlup edebilecek yeni bir dövüş sistemi ortaya çıkarmaktı. Ama Ne ? ve Nasıl? Şansı bir tilki ile büyük, vahşi bir turnanın yaptıkları dövüşe tanık olunca geri dönmüştü. Tilki, turnanın etrafında ölümcül bir atak yapabilmek umuduyla dairesel şekilde dönerken, turna dairenin ortasında kalıp daima tilkiye karşı dönüyordu. Turna, tilkinin pençesiyle yaptığı her saldırıyı kanatlarının birisiyle karşılarken, aynı anda gagası ile karşı atak yapıyordu. Böylece turna kendisini kanatları ile koruyup, gagası ile saldırabiliyordu. Ng Mui’ nin gözlediği bu kavga uzun bir zaman devam etti. Bu kavga Ng Mui’ ye yeni bir dövüş sisteminin ilham kaynağı olmuştu.                                           

                                         

 

 

MEVCUT SİSTEME ZIT TEKNİKLER

 

Bir tilki ile bir turnanın arasındaki dövüşten esinlenen bu sisteme tilki ya da turna sistemi adı verilmedi. Ng Mui, tilkinin pençelerini ve turnanın kanatlarını temel alarak insan vücuduyla uyumlu bir dizi dövüş hareketleri geliştirdi. Düzenli hareketlerin kalıplaşmış şekillerde uygulanmasına dayalı olan mevcut Shao Lin Kung-Fu, Ng Mui’ ye fazlaca karışık görünüyordu. Halbuki Shao Lin sisteminin bir türevi olan yeni sistemde temel hareketler sade idi ve uygulamada akıllılığa dayanıyordu. Diğer bir ifade ile birbirlerinden az farkla ayrı olan yaklaşık on civarında Shao Lin sistemleri, formları öğrenen kişiye stereo-tip pratik imkanı verebiliyordu. Ng Mui tarafından ortaya konan bu yeni sistem ise, son değişiklikler de yapıldıktan sonra üç form ve pratik maksatlı bir dizi tahte manken teknikleri sağlıyordu. Buna ilave olarak, Ejder Dansı, Mağaradan Çıkan Aslan gibi şatafatlı isimleri olan Shao Lin formları gerçek bir dövüşte çok yavan kalıyor ve kullanışsız oluyordu. Ng Mui’ nin yeni sistemi ise gösteri amaçlı değildi ve gerçek dövüş teknikleri ihtiva ediyordu. Bu nedenle bu sistemdeki tekniklere de şatafatlı kelimelerle değil, tekniğin pozisyonunu anlatan ifadelerle ad verilmiştir. Mesela avuç-yukarı kol (palm-up arm) adlı teknikte avuç ve kolun pozisyonunu tahmin etmek hiç de zor olmasa gerek!!

Eski Shao Lin ve Ng Mui’nin yeni sistemi arasındaki bir diğer fark da; Shao Lin sisteminde kuvvet antremanlarına çok önem veriliyordu. Öyle ki, bir talebe formları öğrenmeye başlamadan evvel en az birkaç yıl sadece belirli bir kondisyon yeterliliğine ulaşmaya çalışıyordu. Yeni sistemde ise düşmanı yenme kuvvetle değil akılla yapılıyordu. Tabii ki; bu, kuvvet tamamen ihmal ediliyor demek değildi. Yeni teknik, belirli durumda belirli rakibe uyacak, onu yenmek için gerekli metodun adaptasyonunu sağlıyordu. Bu nedenle bu yeni kung-fu sistemini öğrenen kişi, ağır adımlar, sabit bir duruş ve güçlü köprü eller yerine, seri ve hafif adımlar, esnek bir duruş ve akıllı el teknikleri öğrenmek durumundadır. Diğer bir ifadeyle, eski Shao Lin sistemi gerçek dövüşte geniş aralıklı adımlar ve uzun köprü eller kullanırken, bu yeni sistem birbirini talep eden adımlar ve dövüş içinde, geniş adımları ve uzun köprü kolları etkisiz bırakacak teknikler kullanıyordu. Eski Shao Lin sisteminde en çok kullanılan adım, ön adım (ön bacak kırık, arka bacak düz ve ağırlık ön bacakta) iken, yeni sistem arka adımı (arka bacak kırık ve ağırlık arka bacak üzerinde) kullanıyordu. Arka adımın kullanılması rakibin ağırlık üzerine binmiş ön bacağına pratik saldırı ve kendi ön bacağına yapılan bir saldırıya ise etkili koruma sağlıyordu.

 

GÜZEL YİM WING TSUN

 

Bayan Yim Wing Tsun, annesinin vefatından sonra bir Shao Lin talebesi olan babası Yim Yee ile Kwangtung eyaletinde yaşıyordu. Daha çok küçük yaşta iken zamanın geleneklerine göre bir tuz tüccarı olan Leung Bok Chau’ya sözlenmişti. (Bizim kültürümüzdeki beşik kertmesine benzer bir sözlenme.) Yim Yee bir olaya karışmış ve haklı olduğu halde tutuklanmıştı. Bunun üzerine kaçan Yee, kızını da alarak Szechwan ve Yunnan eyaletleri sınırındaki Tai Leung Dağı eteklerine yerleşti.

Zaman ilerledikçe Yim Wing Tsun gelişip serpildi ve bu cazibesi ona problemler getirmeye başladı. Onun için hayat her geçen gün çetrefilli bir hal alıyordu. Bu sınır boyunda kanunların iyi uygulanamaması nedeniyle, dövüş sanatlarında iyi olan ve kötü karakteriyle nam salmış Wong soyadı ile bilinen bir kişi kendi borusunu öttürüyordu. Wing Tsun’un güzelliğinden etkilenen Wong, ona kendisiyle evlenme teklifi yapması için birilerini gönderdi, ama aynı zamanda Wing Tsun bu evlenme teklifini kabul etmezse evlenme zamanını kendisinin seçeceğini ve zorla da olsa onunla evleneceği şeklinde tehdit etti. Wing Tsun’un babası ihtiyar ve kendisi de güçsüzdü. Bu nedenle endişelenmeye başlamışlardı. Her geçen gün de endişeleri büyüyor ve ne yapacaklarını bilmez halde bir çıkmaza giriyorlardı.

Aynı vakitlerde Beyaz Turna Tapınağında yaşayan, rahibe Ng Mui ihtiyaçlarını karşılamak maksadıyla ayda birkaç kez köyün pazar yerine geliyordu.Yim Yee’nin tezgahının önünden her geçişinde ondan fasulye falan alıyordu ve bu yolla tanışmışlardı. Yine bir gün alışverişe geldiği sırada baba-kızın bakışlarında gariplik olduğunu sezdi. Ng Mui’nin ricası üzerine bütün dertlerini ona anlattılar. Onların bu samimi itirafı, Ng Mui’nin içindeki adalet duygularını kabarttı. Onlara yardım aklına etmeyi koydu, fakat bunu kendisi yapmayacaktı. Çünkü kendi kimliğini belli etmiş olur ve ayrıca ünlü bir dövüşçü olan Ng Mui için bir uzak köyde bilinmeyen birisiyle dövüşmek yakışık almazdı. Aklına bir fikir geldi. Bu fikir, Wing Tsun’u yanına alıp, ona kendi yeni dövüş sanatını öğretmekti. Dövüş sanatları, Wing Tsun’a babası da bir dövüşçü olduğundan çok yeni bir kavram değildi. Ama Wing Tsun, o ana kadar öğrenme ihtiyacı hissetmemişti. Yetenekli bir hocanın kişisel rehberliği, kendisinin sıkı çalışması ve aklı sayesinde üç yıl gibi bir sürede Ng Mui’den dövüşmeyi öğrendi.

Bir gün Ng Mui, Wing Tsun’a onun yeni kung-fu sistemini öğrendiğini ve artık köyüne geri dönüp problemi ile ilgilenebileceğini söyledi. Daha dağdan iner inmez evvelinde ona asılan kişi yine rahatsız etmeye başladı. Ama bu sefer Wing Tsun kaçmak yerine onu dövüşmeye davet etti. Vatandaş şaşırdı ama Wong kedi gücüne ve Wing Tsun’u kolayca yenebileceğine inandığı ve kolay yoldan bir de kadın elde edebileceğini de hesaplayarak bu meydan okumayı kabul etti. Ancak, Wing Tsun tarafından aciz bir şekilde knock-out edildi ve bir daha onu rahatsız etmeye cesaret edemedi.

Wing Tsun bu dövüşten sonra pratik yapmaya devam etti. Diğer taraftan Tai Leung Dağı’nda hayatını çok monoton bulan Ng Mui, Wing Tsun’a bu sistemi devam ettirmesini ve değersiz kişilerin öğrenmemesi için uygun halefler bulmasını tembihleyerek diğer yerleri gezmek ve dünyayı daha yakından tanımak için oradan ayrıldı.

LEUNG BOK CHOU VE LEUNG LAN KWAI

 

Wing Tsun daha evvel sözü verildiği Leung Bok Chou ile evlendi ve Ng Mui’den öğrendiği sanatı kocasına da öğretti. Kocasının da bir dövüşçü olduğu ve boş vakitlerinde onun da pratik yaptığı söylenir. Evliliklerinden sonra Wing Tsun kocasına yeni sistemin teorilerini anlatıyor fakat kocası da dövüş sanatlarını bildiği için karısının anlattıklarını pek önemsemiyordu. Onun için, Wing Tsun, kolayca alt edilebilecek zayıf bir kadından başka bir şey değildi. Fakat zaman içinde, Wing Tsun kocası ile pratik yapma fırsatları bulmuş ve onu defaatle yenmeyi başarmıştı. Bunun üzerine kocası Wing Tsun’un kolayca yenilebilecek bir kadın değil, dövüş sanatında çok yetenekli bir hanımefendi olduğunu anladı. Bundan sonra karısının dövüş sanatının hayranı oldu ve bu sanatı öğrenmeye başladı. Ve bu dövüş sanatına, karısının hatırasına Wing Tsun Kung-fu adını verdi.

Daha sonra, kocası bu sistemi bitkisel ilaçlar hazırlayan Leung Lan Kwai adında bir osteoloji doktoruna öğretti. Bu doktor dövüş sanatı bildiğini hiç kimseye söylemedi. Bu sebeple idi ki; akrabaları ve yakın arkadaşları dahil hiç kimse onun Wing Tsun Kung-fu bildiğini bilmiyordu. Bu sır, bir kişiye saldıran bir grup saldırganı geri püskürtmeye yardım ettiği zaman ortaya çıktı. Fakat bu, onun, hiçbir zaman bildiği bu sistemle gururlanıp, mağrur olmasına neden olmadı. Kendisinden öncekilerin “Wing Tsun Kung-fuyu herkesin bilmesine müsaade etme” prensibini aklından hiç çıkarmadı.

 

WONG WAH BO VE LEUNG YEE TEI

 

Eğer Leung Lan Kwai becerisini hiç ortaya çıkarmasa idi Wing Tsun Kung-fu’nun tarihini tekrar yazmak gerekebilirdi. Fakat şanslıyız ki; bir değişim olarak sanatını bir operada kahraman rolü oynayan bir aktör olan Wong Wah Bo’ ya öğretti. O dönemde opera sanatçılarına “kızıl geminin (Çinlilere has bir gemi) takipçileri” adı veriliyordu. Wong Wah Bo da Leung Lan Kwai’ye rastladığı ve onun talebesi olduğu zaman bu grubun üyesi idi. Gerçi, Leung Lan Kwai hiçbir zaman bir talebe kabul etme fikrinde değildi ama Wong Wah Bo’nun iyi karakteri ve dürüstlük anlayışı Leung Lan Kwai’yi etkilemeyi başarmıştı ve ona izin verdi. Bu grubun çoğu dövüş sanatlarını biliyordu. Gösterilerinde çok ağır bir makyaj yaptıklarından kim oldukları tanınamıyordu. Bu nedenle Shao Lin’de kaçanlar, Mançu hükümetince tanınmamak için bu gruba katılmışlardı. Buna Shao Lin Manastırı’nın Beş Büyüklerinden birisi olan Budist rahip Usta Chi Shin iyi bir örnektir.

Mançu kuşatması altındaki Shao Lin Manastırı’ndan kaçmayı başaran Chi Shin, bu gemilerde aşçılık yapıyordu. Ve Chi Shin, bir istisna değildi. Onun gibi epey kişi vardı. Kısa zaman içinde, bu gemilerdekilerce fark edilen Chi Shin, ele verilmedi ve hatta birkaç olayda korundu bile. Usta da etrafındakilere dövüş sanatlarını öğretmeye başladı. Bu kişiler arasında geminin yönlendirilmesi için kullanılar uzun sırığı kullanan kişilerden birisi olan Leung Yee Tei de vardı.Usta Chi Shin’in gösterdiği teknikler arasında, Leung Yee Tei’nin en beğendiği teknik “uzun sopa tekniği” idi. Leung Yee Tei’nin şansından Usta Chi Shin “altıbuçuk nokta sopa tekniği”nde bir uzmandı ve Leung Yee Tei’ yi bu tekniği öğrenme liyakatında gördü. Wong Wah Bo’ya geri dönersek; Leung Yee Tei’ nin uzun sırığını kullandığı bir opera grubunun Kızıl Gemisi’nde çalışıyordu. Wong Wah Bo, Leung Yee Tei’nin “altı buçuk sopa tekniği”ne hayran kalmıştı. Leung Yee Tei ise Wong’un Wing Tsun Kunf-fu tekniklerine. Böylece her ikisinin de birbirlerinden öğrenecek ve tabii birbirlerine öğretecek şeyleri vardı. Bu şekilde tekniklerini birbirlerine öğrettiler. Sonuç olarak, Leung Yee Tei aynı zamanda bir Wing Tsun Kung-fu ustası oldu ve Wing Tsun sisteminin silah teknikleri setiolan pala tekniklerine (Bart-Cham-Dao) ilave olarak uzun sopa teknikleri ekledi. Teknikleri birbirlerine öğretirken, kendi tekniklerini diğerinden öğrendikleri ile geliştirebileceklerini fark ettilir. Mesela uzun sopa tekniğine Wing Tsun kung-fu mantığını uygulayarak bu tekniği daha da geliştirebileceklerdi. Daha sonra da Chi-Sao (yapışık kollar) antremanlarını, sopa tekniğine uygulayarak yeni bir antrenman yolu ortaya çıkardılar ve buna Chi-Kwun (yapışık sopa egsersizi) adı verdiler. Buna ilave olarak uzun sopa tekniklerinin pratikleşmesi için sopa tutan ellerin arasındaki mesafeyi azalttılar ve de adımlarda değişiklikler yaptılar.

 

FATSHAN’LI LEUNG JAN 

Yaşı ilerleyince Leung Yee Tei, Wing Tsun Sistemi’ni sopa ve boks tekniklerini, Güney Çin’in Kwangtung eyaleti şehirlerinden Fatshan’da ünlü bir doktor olan Leung Jan’a öğretti. İnci Nehri kıyısında birçok yoğun seyahat yolunun kesişim noktasında bulunan Fatshan, hükümet yeklililerinin, zengin tüccarların, işçilerin ve normal halkın birlikte yaşadığı kalabalık bir şehir ve ünlü bir ticaret merkezi idi. Bitkisel ilaç eczanesi olan Leung Jan iyi eğitimli, kibar ve centilmen birisi olarak iyi bir aile içinde yetişti. Fatshan’daki Çubuk (ç.n. Çubuk Sokağı adındaki Çubuk kelimesi Çinlilerin yemek için kullandıkları çubuktur.) Sokağı’nda Jan Sang Eczanesi’ni işletirken, aynı zamanda şehir halkına tedavi hizmeti de veriyordu. Mesleğinde çok iyi idi ve şehir halkının güvenini kazanmış birisi idi. Mesleği aslında gösterişli idi. Boş zamanlarında edebiyat ve yeteri kadar da dövüş sanatları ile ilgileniyordu. Dövüş sanatlarında, usta seçimi hususunda hassas davranıyordu. Vahşi ve kuvvetli duruş imajı veren geniş adımlar ve uzun köprü ellerden hoşlanmıyordu. Kaba kuvvet gerektiren ve sadece kuvvete endeksli sistemler ona göre değildi. Aynı zamandı iyi ve şatafatlı görünen fakat uygulaması hantal sistemler de. Aradığı; pratik beceriye dayalı, basit görünüm altında akılla uygulanan bir sistemdi. Aradığı sistem ve ustayı yıllarca bekledikten sonra talihi Leung Yee Tei’ye rastlayınca döndü ve ondan Wing Tsun Sistemini öğrendi. Kısa sürede ona “Wing Tsun Kung-fu’nun Kralı” ünvanı verildi. Unvanından dolayı ona birçok meydan okuyan oldu. Birçok kişi onu unvanını korumaya zorladılar fakat hepsi anında nakavt oldular. Onun adını duyan insanlar onu “Wing Tsun Kung-fu’nun Kralı” unvanı ve ona meydan okuyanları yendiği olaylarla hatırladılar. Bugün bile eski nesil büyükler ondan büyük hayranlık ile bahsetmektedir.

 

TAHTA ADAM WAH, LEUNG TSUN VE PARA BOZAN WAH

 

(Ç.N: Para Bozan denmesinin nedeni; o dönemde bakır ve gümüş olan para biriminin daha alt birimlere bölme işlemi yapan bürolar vardı. Böyle bir ofis işletmesi ve para bozma işi yaptığından dolayı ona bu ad verilmiştir.) 

Leung Jan, Wing Tsun öğretmeyi iş haline getirmedi fakat dövüş sanatlarına ilgisi onu aralarında Leung Tsun ve Leung Bik adlı iki oğlunun da bulunduğu birkaç talebe yetiştirmeye itti. Her akşam eczanesini kapattıktan sonra oğullarına Wing Tsun öğretiyordu. Talebeleri arasında “Tahta Adam Wah” lakaplı birisi de vardı. Bu adı ona çok güçlü ve sert kolları olduğu için vermişlerdi. Öyle ki; tahta mankenle antrenman yaparken mankenin kalın kollarını kırabiliyordu. Her akşam, Jan Sang Eczanesini kapattıktan sonra usta Leung Jan rehberliğindeki talebelere Wing Tsun öğretiyordu. Eczaneye komşu bir para bozma ofisi vardı. Buranın sahibi olan Chan Wah Shun’a “Para Bozan Wah” deniyordu. Kung-fu öğrenmeyi istiyor ve ünlü bir ustayı takip etmeye kararlı idi. Uzun süredir davranışları ve kung-fu becerisinin hayranı olduğu Leung Jan’a komşu olması hasebiyle, ondan kendisini talebe olarak kabul etmesini rica etmeyi düşünüyordu. Fakat, Leung Jan’ ın ünlü bir aileden gelen saygın bir centilmen ve aynı zamanda zengin bir işletmeci olmasından dolayı Para Bozan Wah, böyle bir şey rica etmekten utandı. Leung Jan’ ın onu kabul edip etmeyeceğini bilmediği halde. Bunlarla birlikte kung-fu öğrenme kararlılığı ve Leung Jan’a saygısı ona bir yandan da umut veriyordu.Her gün işlerin bitip sokakların tenhalaşmasıyla Para Bozan Wah, gizlice Leung Jan’ın eczanesinin kapısına gelerek, kapıdaki çatlak ve boşluklardan Leung Jan’ı kung-fu öğretirken izliyordu. Leung Jan onun için bir idol olmuştu bile. Leung Jan’ ın her el ve ayak hareketi dikkatlice çalışılıyor ve onda derin etkiler uyarıyordu. Gün be gün kung-fu öğrenme arzusu daha da artıyordu.

Bir gün ricada bulunmanın zamanıdır diye düşündü. Tüm cesaretini toplayarak Leung Jan ile konuştu. Tahmin ettiği gibi Leung Jan, onun bu ricasını nezaketle reddetti. Bu onu tabii olarak inkisara uğratsa da ümitsizliğe sevk etmedi. İstediğine ulaşmak için yollar düşünmeye başladı. Sadece büyük oğlu Leung Tsun’un olduğu ve Leung Jan’ ın dışarıda olduğu bir zaman Tahta Adam Wah eczaneye bir yabancı getirdi. Bu yabancı uzun zamandır kapıdaki boşluklardan gizlice takip ederek kung-fu öğrenen Para Bozan Wah’dan başkası değildi. Eczanenin arka tarafından bir üstünlük hissi hakim oldu. Ve Leung Tsun, davetsiz misafire gizlice ne kadar kung-fu öğrendiğini test için küçük bir dövüş pratiği yapma teklifinde bulundu. Leung Tsun, rakibi Para Bozan Wah kadar sıkı çalışmamıştı. Yapışık kolların ilk temasında Para Bozan Wah fark etti ki; rakibi beklediği kadar yetenekli ve kuvvetli değildi. Dövüş esnasında Wah bir tokat attı. Atılan bu kuvvetli tokadı yiyen Leung Tsun, babasının en değerli koltuğuna öyle zavallı şekilde düştü ki; koltuğun bir bacağını da kırdı. İlk anda bu hepsini şaşırtırken, ikinci olarak değerli koltuğunu kırdıkları için Leung Jan’ın onlara cezalandırma ihtimaliyle endişelendiler. Bu nedenle hemen koltuktaki hasarı tamir etmeye çalıştılar.

 

LEUNG JAN’IN, PARA BOZAN WAH’I TALEBESİ OLARAK KABULÜ 

O akşam eczaneye döndüğünde, her zamanki gibi, Leung Jan, yemeğin ardından sevgili koltuğunda dinlenmeyi denedi. Sürpriz şekilde yana doğru devrilen koltuk neredeyse Leung Jan’ın yere düşmesine sebep oluyordu. Meseleyi sorduğunda, büyük oğlu yabancı birisinin gelmesini ve dövüş pratiğini tüm detayları ile anlattı. Bu durumu öğrenen Leung Jan, diğer talebeleri de toplayarak, Para Bozan’  ın kung-fuyu nasıl öğrendiğini sordu. Tahta Adam Wah’ ın ona bazı vakitler kung-fu öğrettiği ve ayrıca Para Bozan’ın onların akşamları yaptıkları antrenmanları gizlice izleyip gördüklerini kendi başına çalıştığını söylediler. Leung Jan, Tahta Adam Wah’a arkadaşını hemen ona göndermesini istedi. O an, Tahta Adam’ın, başkasına ustasından izinsiz kung-fu öğretmenin yanlış olduğunu anladığı andı. Leung Jan’ın onu cezalandıracağını düşünen Tahta Adam, akadaşına Ustasını görmeye gitmektense memleketine kaçmasını söyledi. Talebesinin yanlız döndüğünü görünce, Leung Jan bunun nedenini sordu. Durumu öğrenince talebesinin onu yanlış anladığını fark etti. Bunun üzerine Leung Jan, bu adamın ne kadar Wing Tsun bildiğini ve ne kadar yetenekli olduğunu görmek istediğini söyledi. Öyle olunca hemen gidip arkadaşını bulup ustasına getirdi. Bu genç adamı izledikten sonra, Leung Jan, onu talebesi olarak kabul etti. 

PARA BOZAN WAH VE ON ALTI TALEBESİ 

Wah eğitimli birisi olmadığı için, Wing Tsun’da kısa zaman içerisinde ilerlemesi onun azim ve kararlılığından kaynaklanıyordu. Esnaf olduğu için de dövüşe meraklı alt sınıf insanlarla iyi bir diyaloğu vardı. Bu ona dövüş sanatlarında iyi bir ilerleme fırsatı tanıyordu. Kısa zaman içinde yayılan ünü, Mançu Hükümeti’nin kulağına kadar ulaştı.

Bu dönemde Mançular, Çin’i yaklaşık iki yüz yıldan fazla bir zamandır yönetiyorlardı ve Çin içinde asimile olmaya başlamışlardı. Han ve Mançular arasındaki mücadele yavaş yavaş kırılıyor ve daha fazla Han insanı yüksek mevkilere kadar çıkabiliyordu. Diğer taraftan iki asırdan fazla zamandır ülkeyi yöneten Mançuların Ching Hanedanlığı, Çin yaşam tarzına uyuyor ve kendi kültürleri bozuluyordu. Sonuç olarak, yıldan yıla ülkeye olan dış baskılar artıyordu. Ticaretin yabancılarca yönlendirilmesi, toprak kavgaları, savaşlar, ülkeyi her gün daha da zayıf hale düşürüyordu. Bu kötü gidişin önüne geçebilmenin tek yolu ise askeri kuvvetleri güçlendirmekti. Bu, Sekiz Bayrak Askerleri denen Mançu askerlerini güçlendirmekti. Bu nedenle Para Bozan Wah, Sekiz Bayrak Askerlerinin şef çalıştırıcısı olması için davet edildi. Saygı duyulan ve hayran olunan bir şef çalıştırıcı.

Bununla birlikte, Leung Jan’ın halefi olan Wah, Mançu askerlerinin şef çalıştırıcısı olmayı pek bir onurmuş gibi görmedi. Ustası gibi, kung-fu öğretmeyi bir meslek olarak değil amatörce yapmak istiyordu.

Okul olarak kullanabileceği sabit bir yeri yoktu. Bu gaye ile bir yer kiraladı. Otuz altı yıllık kung-fu öğrettiği dönem içinde aralarında kendi oğlu Chan Yu Min’in de olduğu on altı talebe yetiştirdi. Oğlunun haşarı birisi olması ve çetelerle dövüşmesi babasını pek hoşnut etmiyordu. Bu nedenle ileri Wing Tsun tekniklerini oğluna öğretmekten sakındı. Fakat gelinine öğretti. Sonuç olarak karısı ChanYu Min’den daha iyi idi ve babasından öğrenmediği ileri teknikleri daha sonra karısından öğrendi. Bununla birlikte uzun sopa dövüşlerinde çok yetenekli idi. Uzun sopadaki bu üstün yeteneği, kendisine anısına verilen kolu kalınlığında ve Yedi Eyaletin Uzun Sopa Kralı yazılan uzun sopayı kazandığı Yedi Eyalet Arası Dövüş Sanatları Turnuvası’nda performansından sonra Yedi Eyaletin Uzun Sopa Kralı olarak ün yaptı.

Talebeleri arasında en dikkat çeken yetenek ikinci talebesi olan ve ustasından bildiği her şeyi öğrenerek, ustasının ölümüne kadar ona iyi bir asistanlık yapan Ng Chung So idi. Ömrünün son yıllarında, yetmiş yaşından daha fazla olduğu dönemde Wah, Wing Tsun Kung-fu öğretme yeri olarak, zengin bir tüccardan bir tapınak kiraladı. Burada on altıncı ve son talebesi olan, daha on üç yaşında ve Wing Tsun’un halefi olarak, Wing Tsun’u küçük bir şehirden tüm dünyaya açacak talebesini yetiştirdi. Fakat o, bunun farkında değildi ve ömrünün son lahzalarında ikinci talebesi olan Ng Chung So’dan, en genç kung-fu kardeşi olan bu çocuğa çok dikkat etmesini tembihliyordu.

Wah’ın vefatı ardından talebeleri Çin’deki karışıklıklar ve işlerinde çok çalışmak zorunda olmalarından dolayı Wing Tsun’u yayıp genç nesillere artarmakta ihmalkar davranınca Wing Tsun’un yayılması sekteye uğradı.

Bu vazife, Yip soyadlı, tapınakta talebeliğe kabul edilen bu son talebenin omuzlarında kalmış görünüyordu. Wing Tsun’un, rönesans dönemine girmesi Yip’in elli altı yaşına ulaşmasından önce değildi. Wing Tsun Sestemini geliştirmeye devam etti ve Wing Tsun’u altın çağına ulaştırdı.

Tabii olarak, Wing Tsun’un rakipsiz Büyük Ustası oldu. Kedisinden önce öğrenenlerden daha büyük olan adı, tüm dövüş sanatların çemberinde biliniyordu. Onun ünü gayreti ve talebelerinin yardımıyla zor kazanılan bir ün idi. O, YİP MAN’dı.

 

 
Her dövüş ayakta başlar, yerde biter”
                                                                            Sifu Salih Avcı 

YER DÖVÜŞÜ


Gerçek bir dövüş sanatından bahsedildiğinde ihmal edilemeyecek bir gerçek de yerde mücadeledir. Hele ki bu sanat kaba kuvveti olmayanlar ve bayanlar için de en ideal sanat olma iddiasıyla yola çıkıyorsa.  

Kaba kuvvet gerektirmeyen ve cinsiyet ayrımı olmaksızın her yaşta, herkesin rahatlıkla öğrenip kendilerini en zor durumlarda bile savunabileceği Avcı Wing Tsun sisteminde “yer dövüşü” kavramı, üzerinde özellikle durulan bir husustur.  

Gerek bayanlara yapılacak muhtemel saldırılar, arkadan gelebilecek olan ve biz farkında olmadan yere düşmemize sebep olan saldırılar ve gerek elimizden gelmeyerek yere inmek zorunda kaldığımız durumlar yerde etkili mücadeleyi gerekli kılmaktadır.  

Yer dövüşü, Si-Fu Salih AVCI’ nın geliştirdiği Avcı Wing Tsun sisteminde, son derece özenli ve hassasiyetle öğretilmektedir. Yer dövüşü deyince güreşmek veya öylesine boğuşmak değil, gerçek bir saldırı veya tecavüz anında öğrencilerin kendilerini en az kuvvet kullanarak, en kısa zamanda kurtarmalarını sağlayacak teknikler kastedilmektedir. Özellikle ağır kişilerin yerde daha da avantajlı olduğu düşünülürse, zayıf ve hafif ağırlıkta olanlar için bu mesafede mücadelenin daha etkin yapılabilmesi hayati önem kazanmaktadır. Bu nedenle maksat tuş olmak veya tuş etmek değildir. Sağlam şekilde ayağa kalkabilmek sırtın yere gelmesinden daha önemlidir. Ayrıca birden fazla kişiye karşı mücadelede, yere düşmek çok tehlikelidir. Bu durumlarda en iyi korunma ile ayağa kalkabilme stratejileri de öğretilerek, yaralanmadan veya darbelere maruz kalmadan mücadele yeteneği geliştirilmektedir. 

Bu sayede öğrenciler, maruz kalabilecek oldukları her türlü saldırıdan, saldırgana (eğer başka çıkış yolu yoksa) çok ciddi zararlar verirken kendileri de zarar almadan kurtulabilmektedirler.  

Her türlü ihtimalin, ipek kozası hassasiyetiyle öğretildiği, çağın gereklerine ve şartlarına uygun savunma sanatı olan Avcı Wing Tsun sanatını öğrenmek için bir sebebiniz daha var!!!

 


 

ÇOCUKLAR İÇİN AVCI WİNG TSUN

 Si-Hing Hasan AKIN

Her anne baba, çocukları için hep daha iyiyi ve daha güzeli arzular. Aile için çocuk, gelecek ve umutların şekillenmesi manasındadır. Bu noktada, hayat adına gerçekleştiremediklerimizi, hayal edip de yaşayamadıklarımızı en azından çocuklarımızın yaşaması için çırpınıp dururuz ama çocuğumuz için iyi olan şeyler hakkında da iyi kararlar vermemiz gerekir. Zira aile, çocuk yetişirken hangi iyi tohumları atmışsa yeşerecek olan filizler bu tohumlardan büyüyecektir. 

Avcı Wing Tsun eğitimi almak, bir çocuğun geleceği için atılan en sağlam adımlardan birisidir.  

Bir çocuğun büyümesinde, gözle görülen ilerleme bedensel gelişmedir. Avcı Wing Tsun (WT) çalışmalarında egzersizler bedensel büyümeyi, boy uzamasını, fonksiyonel kuvvetlenmeyi destekleyicidir. Pasif çalışma gibi görülen form çalışmaları bile sağlam bir beden vermeye yeterlidir. Ancak verdiğimiz eğitim sadece formlar değildir. Komple bir program olarak verdiğimiz eğitim sistemimizde, bir çocuk için gerekli pozitif bedensel gelişme tüm yönleri ile mevcuttur. Sistemimiz kurucuları ve önde gelenleri arasındaki tıp doktorları, ciddi tıp bilgilerinden süzülmüş olan uygulamaları sisteme dahil etmişlerdir. Bu nedenlerle çocukların sağlıklı bedensel gelişmesini sağlamak için anne- babalar evlatlarını rahatlıkla Avcı WT okullarımıza emanet edebilirler.

Çalışmalar vasıtasıyla öğrencilerimizin bedensel koordinasyonu da artmakta ve eğer çocuk başka bir spor yapıyorsa, bu spordaki başarısını olumlu yönde etkilemektedir. Eğer çocuğun yaptığı başka bir spor dalı yoksa bile ( eğer maksat sadece çocuğun spor yapması ise WT yapan çocuğun başka bir spora ihtiyacı yoktur) gelişmiş bedensel koordinasyon çocuğu hayatının her aşamasında rahatlatacaktır.

Çocukların kaçırılması, tacize uğraması veya öldürülmesi suçları günümüzde ciddi bir artış eğilimindedir. WT, fiziki yönden kuvvetsiz olan bayanlar ve çocuklar için en ideal self- defans sistemidir. Çocuğunuz kendini savunmayı öğrendiğinden dolayı hem o, hem de ailesi olan sizler daha rahat olacaksınız. Tehlikeli bir durumla karşılaştığında, çocuğunuz, kendi başına bu tehlikeden kurtulabilecek durumda olacaktır.

Hayatın daha çok başında olan çocuklarımız için, onların kendilerine güvenini geliştirebilmek, tüm hayatları boyunca onlara verebileceğimiz belki de en iyi eğitimdir. Avcı WT antrenmanı yapan çocuklarda kendilerine güven gelişmekte ve bu sayede daha sosyal, daha aktif olabilmekteler ve birey olabilme özellikleri artmaktadır. Hem birey olarak hem de grup içinde kendini etkin şekilde ifade edebilme yetenekleri kendini göstermektedir.


 

 

 

BAYANLAR İÇİN WING TSUN

Si-Hing Hasan AKIN

Bayanlar, insan hayatının güzelliklerini temsil etmelerine rağmen bazen kötü muameleye maruz kalabilmektedirler. Taciz veya kapkaççıların gadrine uğramaları ihtimali her geçen gün daha da artmaktadır.

Özellikle fiziksel olarak erkeklere oranla daha zayıf olmaları ve hamilelik gibi diğer halleri de eklenince zayıflıkları, hareket kabiliyetlerinin azalması ve kendilerinin savunabilmelerinin güçleşmesi nedenleri ile, kötü maksatlı kişiler karşısında zor durumda kalmaktadırlar ve bunların kolay hedefi durumuna düştükleri için de daha sık problemlerle karşılaşmaktadırlar. 

Avcı WT ( Wing Tsun), kaba kuvvet gerektirmez ve fiziksel güce dayalı değildir. Bu noktada bayanların ihtiyacına en iyi cevap veren sanat Avcı WT’ dir. Bunun yanısıra, her fiziki durumda kişiye kendini en iyi nasıl koruyacağını öğretir. Bu sebeple her durumda korunabilmek için Avcı WT öğrenilmesi ihtiyaç haline gelmektedir.  

Chi Sau his antrenmanları Avcı WT’ nin özünü oluşturmaktadır. Dokunmaya bağlı hisleri artırmaktadır. En zor durumda  bile hisse dayalı reflekslerle otomatik cevaplar verilir. Bayanlar kaba kuvvet kullanmadıkları için hisse dayalı refleksler daha kolay çıkmaktadır. Bu refleksler sayesinde, çok seri şekilde  kendilerini savunabilmektedirler.  

Avcı WT çalışmaları, bayanların kilo sorununu da etkii şekilde çözmektedir. Tüm beden antrenman yaptığı için komple bir toparlanma ve forma giriş sözkonusu olur. Özellikle selülit gibi bölgesel bozukluklar da ciddi şekilde düzelir veya oluşması engellenir. Program, kilo vermek ve ideal kilonun korunması için de çok uygundur. 

Son söz olarak da şunu söyleyebiliriz ki; Avcı WT’ nin bayanlara uygunluğu tarihinde saklıdır. WT sanatının ilk kurucusu ve öğrencisi Ng Mui ve Yim WingTsun adında iki bayandır.

Tüm bunlar gösterir ki; Avcı WT, bayanların kendilerini koruyabilmeleri için en ideal, formda ve fit bir vücut sahip olabilmeleri için alternatif ve etkili bir sistemdir.

 



 

AVCI WING TSUN - ESCRIMA

DERECELENDİRME  SİSTEMİ

 

Avcı Wing Tsun- Escrima sisteminde derecelendirme kuşak olarak değil “derece” olarak yapılmaktadır. Her iki sanatta da 12 ( on iki ) öğrenci derecesi vardır. Öğrenci derecelerinden sonra 4 ( dört ) “Eğitmen” derecesi vardır. 5. Eğitmen derece “Usta” derece olarak kabul edilmektedir. 

Wing Tsun sisteminde daha yüksek derecelendirmeler olsa da Avcı Wing Tsun sisteminin kurucusu olan Si-Fu Salih AVCI, bu derecelendirme ve ünvanları kullanmaya başlamamıştır. O nedenle şu anda Avcı Wing Tsun – Escrima sisteminde en yüksek derece 5. Usta derece ile Si-Fu Salih AVCI’ dır. 

Öğrenci derecelerinde her derece programı ortalama 4 ( dört ) ayda tamamlanmaktadır. 4 aylık ortalama haftada en az 4-5 saat antrenman yapılması durumunda geçerlidir. Özel dersler bahsekonu süreyi kısaltabilirken, az antrenman yapmak uzatabilir.  

Düşük derecelerde, her programın öğrenilmesi için 4 ay gibi bir süre yeterli olmakla beraber, dereceler yükseldikçe bu zamanda da uzama meydana gelebiliyor. Mesela yeni başlayan bir öğrenciden sadece 1. programı öğrenmesi beklenirken, 2. dereceyi çalışan öğrenciden 2. programı öğrenirken 1. programı çok iyi uygulayabilmesi beklenmektedir. Bu durumda 5. derece çalışan bir öğrencinin ilk 4 programı mükemmel şekilde uygulaması gerekirken 5. programı öğrenmesi gerekmektedir. Eğer öğrencinin çalıştığı derecesi 12 ise ilk 11 programı mükemmel yapacak 12. programı da öğrenecek demektir. 

Avcı Wing Tsun – Escrima sisteminde derecelerin programları diğer WT organizasyonlarının programlarından farklılıklar arzettiği için öğrencilerimiz biraz daha bol çalışmak durumunda kalmakta ancak düşük derecelerde bile kendilerini derecelerine göre çok daha etkin koruyabilmektedirler.  

Her dört aylık periyotlarla derece imtihanlarına girilmekte olup, sözkonusu imtihanları başarı ile geçen öğrenciler bir üst programı çalışmaya hak kazanmaktadırlar. İmtihanlardaki başarı, öğrencilere verilen “Diploma” ve öğrenci “Paso” sunu Si-Fu’ nun imzalaması ile onaylanmaktadır. Bu nedenle imtihana girecek her öğrenci organizasyon üyeliğini belgeleyen “Pasolarını” yanında bulundurmak ve seminer öncesinde seminer organizasyonunu yapan görevliye teslim etmek durumundadır.

Her öğrenci derecesi ve eğitmen derecesi ayrı bir renkle veya elbisedeki farklılıklarla ifade edilmektedir ve bu hiyerarşi renklerden ayırdedilebilmektedir. Renk sistemi aşağıdaki tabloda ayrıntılı şekilde gösterilmektedir. 

 

ÖĞRENCİ KIYAFETLERİ 

Derece

T-Shirt

Logo

Pantolon

1  . Öğrenci

Beyaz

Beyaz

Beyaz Logo

2  . Öğrenci

Beyaz

Beyaz

Beyaz Logo

3  . Öğrenci

Beyaz

Beyaz

Beyaz Logo

4  . Öğrenci

Beyaz

Sarı

Beyaz Logo

5  . Öğrenci

Gri

Sarı

Beyaz Logo

6  . Öğrenci

Gri

Yeşil

Beyaz Logo

7  . Öğrenci

Gri

Yeşil

Beyaz Logo

8  . Öğrenci

Gri

Kahverengi

Beyaz Logo

9  . Öğrenci

Haki Yeşil

Kahverengi

Beyaz Logo

10. Öğrenci

Haki Yeşil

Açık Kırmızı

Beyaz Logo

11. Öğrenci

Haki Yeşil

Açık kırmızı

Beyaz Logo

12. Öğrenci

Haki Yeşil

Kırmızı

Beyaz Logo

 

EĞİTMEN KIYAFETLERİ

 

Derece

T-Shirt

Logo

Pantolon

1.Eğitmen

Siyah

Kırmızı

Altın Sarısı Logo, Sağ Diz Altında ince ters V şeklinde kırmızı çizgi

2.Eğitmen

Siyah

Kırmızı

Altın Sarısı Logo, Sağ Diz Altında ince ters V şeklinde kırmızı çizgi

3.Eğitmen

Siyah

Kırmızı

Altın Sarısı Logo, Sağ Diz Altında ince ters V şeklinde kırmızı çizgi

4.Eğitmen

Siyah

Kırmızı

Altın Sarısı Logo, Sağ Diz Altında ince ters V şeklinde kırmızı çizgi

5.Eğitmen

Kırmızı

Siyah

Altın Sarısı Logo, Sağ Diz Altında KALIN ters V şeklinde kırmızı çizgi


 

 
AVCI WING TSUN AİLE TERMİNOLOJİSİ 

Çince

Türkçe

Örnek

To - Dai

öğrenci, talebe

 

Si - Dai

küçük erkek kardeş

senden sonra Avcı Wing Tsun’ a başlayan tüm erkek öğrenciler

Si - Mui

küçük kız kardeş

senden sonra Avcı Wing Tsun’ a başlayan tüm bayan öğrenciler

Si – Je

büyük kız kardeş

senden önce Avcı Wing Tsun’ a başlayan tüm bayan öğrenciler

Si – Hing

büyük erkek kardeş

senden önce Avcı Wing Tsun’ a başlayan tüm erkek öğrenciler

Si – Suk

amca

Si- Fu’ nun Si- Dai’ si

Si – Pak

amca

Si- Fu’ nun Si- Hing’ i

Si – Fu

hoca / baba

 

Si – Mo

Si –Fu / Si – Gung’ un eşi

 

Si – Gung

Si- Fu’ nun Si – Fu’ su

 

Si – Jo

Si- Fu’ nun Si – Gung’ u

 

To - Suen

torun

 

 


 

WİNG TSUN’UN BÜYÜK USTA’SI
YIP MAN US