1-SUN-TZU VE AVCI WİNG-TSUN
2-EĞİTMEN SEÇERKEN NELERE DİKKAT EDİLMELİ?
3-REFLEKSLERİN ETKİSİ
4-NEDEN AVCI WİNG-TSUN ?
5-İŞ YERİNDE BAŞARI İÇİN SPOR
6-AVCI WİNG-TSUN'DA FORM
7-AVCI WİNG-TSUN'DA 5 MESAFE
8-ALTERNATİF DÖVÜŞÇÜ KAVRAMI
9-TARİHTEN KONSEPTE AVCI WİNG-TSUN
10-AVCI WİNG-TSUN VE SAĞLIK

11-OLDUĞUNDAN DAHA AYDINLIK

 

 

SUN TZU ve AVCI WING TSUN – AVCI ESCRIMA

Si-Hing Hasan AKIN

“Savaş başladığında, zafer gecikecek olursa, savaşçılarınızın silahları körleşmeye, savaşma şevkleri kırılmaya başlar. Özellikle bir ana hedefi kuşattığınızda, gücünüzün hızla azalmaya başladığını görürsünüz.” 

“Uzatmalı savaştan kazançla çıkmış bir ülke görülmemiştir.” 

Sun TZU’nun yukarıdaki ifadelerinde de üzerinde durduğu gibi, eğer ki bir mücadele ya da savaş durumunda iseniz ki; kişiler arasında buna kavga veya dövüş diyelim: dövüşten biran önce kurtulmak gerekir. Yani bir tane ben vurayım, biraz dinleneyim  saldırgan da vurma girişiminde bulunsun ki daha da artislik yapayım gibi bir anlayış Wing Tsun mantığına  oldukça terstir. Sun TZU’nun felsefesi ve Avcı WT- Escrima  felsefesi birbirleri ile birebir örtüşmektedir. 

Wing Tsun’ un dört temel prensiplerinden birisi olan “saldırgan gerilerse takip et” prensibi de bunu en derinden ifade etmektedir. Zira, saldırganla mücadeleye başladıktan sonra verilecek her fasıla, saldırganın kendisini toparlamasına veya çevreden bulabilecek olduğu farklı silahlar ( taş olabilir, sopa olabilir ...) ile ilk saldırdığından daha da güçlü şekilde saldırmaya imkan verebilir. O nedenle  mücadele başladığı andan itibaren saldırgan tamamen etkisiz hale getirilene kadar, saldırgana en ufak bir mola en ufak bir imkan tanınmadan devam edilir. Bir mücadeleden en az zararla çıkmanın en kolay yolu da zaten budur.

 

“Savaş Sanatı’ nın en pratik kavramı, düşman ülkesini tümüyle zarara uğratmadan ele geçirme fikridir. Yakıp yıkmanın kimseye faydası olmaz.Aynı şekilde, bir orduyu da tümüyle ele geçirmenin nimetleri sınırsızdır.”

 “Bu nedenle, savaşların tümünde savaşarak zaptetmek en üstün başarı demek değildir. Üstün başarı  düşmanın direncini savaşmadan kırmaktır.” 

Si-Fu Salih AVCI, on yıldan daha uzun süredir SEK, GSG9  gibi Alman özel timlerini ve yeni bir proje ile de Kuzey Ren Vestfalya Eyaleti polis teşkilatını eğitmektedir. Bu eğitimlerde en önemli husus; polisin, kendisinin zarar görmeden ancak suçluya da zarar vermeden işini en iyi şekilde yapmasıdır. Yani güvenlik görevlisi işini yaparken ne kendisi zarar görmelidir ne de suçluyu telef edercesine ufalayıp bırakmalıdır. Ya da günlük hayatta her hangi bir nedenden dolayı ( kriz, şok v.s.) etrafa saldırmaya başlayan, tekme tokat atan bir arkadaşımızı, akrabamızı veya kendi kompleksini tatmin etmek için saldıran kişiliği tamamlanmamış, psikolojisi bozuk insanı da ufalayarak kontrol altına almak zafer veya iş değildir. Yapılması gereken en iyi şey saldırıya geçeni etkisiz hale getirmektir. Etkisiz hale getirirken de ona zarar vermemektir. Bu husus, oldukça  ehemmiyetli olduğu için Avcı WT-  Escrima  sisteminde eğitmen dereceye geçmeden önce, “yumuşak kontrol teknikleri”  adı verilen, saldırgana zarar vermeden kontrol altına almayı öğreten teknikler sunulmakta ve her öğrencinin bunu çok iyi derecede başarabilecek seviyeye gelmesi sağlanmaktadır.

 “Yenilmezlik savunma taktiklerine bağlıdır, düşmanı yenmek ise saldırıyı gerektirir.” 

Avcı WT ve Escrima, temelde bir savunma sistemidir ve her bireye kendini en etkili şekilde savunmayı öğretir. Ancak savunma konsepti içinde ele alınan bazı prensipler,  bu savunmayı daha da etkili hale getirmektedir. Bir kişi ard arda gelen birkaç saldırıyı kontrol edebilir ve bu saldırılar karşısında blok yapabilir ancak bu bloklar saldırganı caydırmak için yeterli olmayacaktır. Zira siz blok aldıkça, saldırgan tekrar saldıracak siz tekrar blok aldığınızda saldırgan daha da saldıracak ve her seferinde daha güçlü, daha şiddetli gelecektir. İki veya üç saldırı kontrol edilebilir,  ancak süreç ve saldırı sayısı ilerledikçe konsantre bozulur, ve en ufak bir hata saldırıları blok edemez hale düşürebilir. Zaten bir saldırıyı blok edemedikten sonra diğerleri için de açık davet verilmiş sayılır ve bunların savunması daha da güç, hatta imkansızdır. 

Bu nedenle Avcı WT- Escrima sisteminde şöyle bir ifade vardır. “En iyi savunma, saldırıdır.” Yani kendimizi savunmak için tekrar tekrar blok yerine direk saldırganın içine girerek, onun takip eden saldırılarını engellemiş olarak yenilmezlik sağlanmış olur. Bu noktadan itibaren saldırganı yenmemiz gerekiyorsa saldırıyı devam ettiririz. Böylelikle saldırı, hem savunma taktiği hem de zaten saldırının ta kendisi olur. Eğer aradığımız her kilidi açacak bir anahtar ise, saldırı hem savunma hem kazanma kilitlerini açan bir anahtar olur. 

“Sadece yedi nota bulunmasına karşın bu yedi notanın karışımından pek çok melodi yaratılır.” 

“Sadece beş ana renk ( mavi, sarı, kırmızı, beyaz ve siyah) olmasına rağmen bu beş rengin karışımı ile sınırsız renk üretilebilir.” 

“Sadece dört tad ( acı, ekşi,tatlı, tuzlu) olmasına rağmen bu dört tadın karışımı ile sınırsız lezzet ortaya çıkar.” 

Avcı WT ve Escrima sistemlerinde minimum sayıda teknik öğretilerek bu tekniklerin maksimum beceri ve etkide kullanılması öğretilmek istenmektedir. Si-Fu AVCI’ nın da dediği gibi “Biz bir saldırıyı yüz farklı şekilde karşılama değil, yüz saldırıyı tek bir şekilde karşılamaya yönelik teknikler öğretmekteyiz.”  Yani teknik sayısının çok olması, pratikte kendini savunmak durumunda kalan insana pek bir fayda sağlamıyor. Asıl fayda sağlayan, uygulanabilen, ancak az sayıda olan tekniktir. Bu sayede, ne hangi teknikle cevap versem diye kafa karışır ne de tereddüde düşülür. Uygulanması gereken teknik en kısa zamanda en etkili şekilde uygulanabilir. 

Bu husus için şu örnekler de verilebilir. Asfalt için ayrı, arazi için ayrı, su için ayrı, hava için ayrı araçlar değil mümkünse her yerde gidebilecek  amfibi bir araç tercih edilmeli. Veya sırtımızda onbeş farklı silahın hamallığını yapmak yerine kullanabileceğimiz tek  bir silah her zaman bize daha fazla hareket kaabiliyeti ve imkan tanır. İşte, Avcı WT ve Escrima sistemlerinde bu felsefe ile hareket edilmekte ve öğrencilere bu istikamette eğitim verilmektedir. Az sayıda tekniğin sonsuz ve kuralsız kombinasyonları sayesinde en ufak sıkıntıya girmeden, her türlü saldırı bertaraf edilir ve her saldırgana karşı en üst düzeyde avantaj sağlanır.

 

EĞİTMEN SEÇERKEN
NELERE DİKKAT EDİLMELİDİR?

Si-Hing Hasan AKIN

Herkes siyah kuşak olabilir ama her siyah kuşak takan iyi bir eğitmen midir? Ya da soruyu değiştirerek sorarsak “ Her asistanlık seviyesine gelen iyi bir asistan mıdır?” iyi bir asistan olmanın kriterleri nelerdir?

Ülkemizde her önüne gelen kendini büyük usta ilan etmekte ve maalesef kendilerini övmeye çalışırken daha da rezil etmektedir. Kişilerin kendi egolarını tatmin etmek isterken, dövüş sanatları camiasına verdiği zararı göz ardı etmemek gerekir. Ben bu konuya yaklaşırken hep “ kaç talebe kazandım” şeklinde değil de “kaç talebe kaybettim” şekliyle bakmak gerektiği inancındayım.

Okulumuzda elli tane öğrenci olabilir ama bu elli kişi acaba kaç kişiden elenerek kalıyor. Yani binlerce kişi gelip gidiyor da en sonunda sadece elli kişi kalıyorsa bu başarı mıdır yoksa ciddi bir başarısızlık mıdır?

Öyleyse iyi bir eğitmen olmanın belli kriterleri olmalıdır ve vardır. Bu kriterler herhangi bir öğrencinin bir sanatı öğrenmeye başlarken kendisine bu sanatı öğretecek kişi hakkında temel bilgi verir ve karar almayı kolaylaştırır.

 EĞİTİM

En önce hoca veya Wing Tsun terminolojisi çerçevesinde ele alırsak Si-Hing olan kişinin aldığı eğitim değerlendirilmeli. Yani bir üniversite veya ortaokul mezunu olmak Si-Hingin kalitesini epey değiştirir. Ortaokul mezunu olup da çok değerli olan kişiler elbette vardır. Ama genel olarak eğitim kişide belli bir ufku temsil eder.

KÜLTÜR

İkinci bir kriter de Si-Hingin genel kültür seviyesi ve kişilere yaklaşımı olarak ele alınıp değerlendirilmeli. Genel kültür kavramı altında temel anatomi ve hukuk bilgisi de ele alınabilir. Psikoloji bilgisi ve insan ilişkileri noktaları da kesinlikle üzerinde düşünülmesi gereken hususlardır. Kültürlü olmak sadece kitap okumak da değildir. Okunulan hayata geçirilebilmelidir.

METODOLOJİ

Si-Hing, belli bir öğretme metodu oluşturmuş olmalıdır. Belli öğretme metodu derken her antrenmanda, aynı şeyleri yapmayı kastetmiyoruz. İyi bir Si-Hing kendisine ait bir öğretme tarzı oluşturmuş olmalıdır ve teknikleri belli metotlar çerçevesinde öğretmelidir. Mimari standarta sahip olmalıdır ancak öğretirken kişiye özelleştirebilmelidir.

SERTİFİKALAR

Sertifikalar her şey değildir ama bir anlam ifade eder. Yani, katıldığı seminerler, aldığı dereceler bir şekilde bu sertifikalarla ortaya konulur. Wing Tsun sanatının müsabakalarının olmaması nedeniyle Si-Hingin herhangi bir şampiyonluğu söz konusu olamaz ama sistem içerisinde alacak olduğu sertifikalar vardır. Sertifikalar Si-Hingin kendi derecesini ve asistanlık yapabileceği programları ortaya koyar. Bu sertifikalar her okulda görülebilecek bir yere asılı olmalıdır ve yeni başlayacak bir öğrenci de bu sertifikalara bakarak Si-Hingi olacak kişinin mevcut derecesi hakkında bilgi sahibi olabilir.Burada diploma vermiş olmak için verenlerin öğrencilerini de ayırtedebilmek gerekir. Yani seretifikayı hangi ustanın verdiği de önemli bir husustur.

Sİ-FU İLE İRTİBAT

Bir öğrenci için en önemli olgulardan birisi de Si-Hing olan kişinin Si-Fu’ su ile olan diyaloğudur. Yani kendi Si-Fu’ su ile irtibatı kopuk olan bir Si-Hing, hem sanatın güncelliğinden uzaktır, hem de öğrencileri ile Si-Fu arasında gerekli köprüyü kuramaz. Bu noktada kendi öğrencilerine de gerektiği gibi yararlı olamaz. Yeni başlayacak bir öğrenci için bu noktayı tespit etmek de oldukça basittir. Gerek Si-Hingin konuşmaları arasında bu durumu ortaya koyan kelimeler saklıdır veya gerekse Si-Fu ile çekilmiş fotoğraflar da yardımcı olabilir. Wing Tsun canlı bir organizmadır ve her geçen gün daha da ilerleyip gelişmektedir. Bu canlı organizmanın beyni Si-Fu ise Si-Hingler sinir sistemidir. Beyinle organ arasındaki iletişimi sağlayamayan siniri sisteminin işlerliği tartışmaya açıktır.

 

 

REFLEKSLERİN ETKİSİ
 

Si-Hing Hasan AKIN

Bir olay karşısında farkına varmadan veya düşünmeden ortaya çıkan cevaplara refleks hareketler diyoruz. Refleksler her insanın hayata gelmesi ile mevcut olduğu gibi aynı zamanda eğitilebilir de. Bizi ilgilendiren kısmı ise eğitilebilmesi.

Şöyle ki; gerçek bir saldırı anında düşünmeye fırsat yoktur. Stres anında düşünmek, plan yapmak mümkün olmadığı için vücutta tabii olarak bulunan veya eğitilmiş refleksler kişiyi kurtarabilir.

Yapılan bir araştırmaya göre bir tecavüz saldırısında ciddi sayıda bayan o şokun etkisiyle bırakın kaçmaya çalışmak veya kurtulmak için karşılık vermek, bağırıp ses bile çıkartamıyorlar. Bazı ülkelerde bayan belli bir müddet mücadele etmezse saldırgan suçlu kabul edilmiyor. Düşünün ki böylesi bir durumda psikolojik olarak şok etkisiyle donup kalıyorsunuz ve karşılık veremiyorsunuz. Ama kanunlar sizi bu tecavüzde istekli ve arzulu buluyor ve saldırgana ceza vermiyor. Siz, eşiniz, anneniz veya kızınız bu durumda kalabilir ve tacizci değil de o suçlu bulunur. İçine düşeceğiniz ruh halinizi tahmin etmeye çalışın.

Böylesi bir durumda, şok anında bile düşünmeyi gerektirmeden ortaya çıkacak olan refleksler tek kurtarıcıdır. Ama doğal olarak mevcut refleksler bu işlevi görmeyebilir ve hatta bizi daha da zora sokabilir. Zira şok anında vücudun doğal refleksleri bazen bayılmaya ve saldırganın eline daha kolay yem olmaya bizi düşürebilir. O nedenle böylesi durumlar için eğitilen reflekslere ihtiyaç vardır.

Olayı sadece saldırı olarak da düşünmemek gerekir. Hayat her zaman ani olaylara gebedir ve her ani olaya ani reflekslerle cevap vermek gerekir.. Reflekslerimiz trafikten tutun da -trafik hele bizim ülkemizde çok ciddi bir risk faktörü taşır- elimizde oynadığımız bebeğimizin kendini birden atmasıyla düşeceğimiz paniğe kadar her yerde bizim sigortamız gibi işler.

Kim çok iyi bir sigorta istemez ki…….. ?

Doğal olarak mevcut olan refleksler eğitimle geliştirilebilir, eğitim sayesinde yeni refleksler edinilebilir veya yanlış refleksler düzeltilerek etkin ve faydalı hale getirilebilir.

Avcı Wing Tsun sistematiği içerisinde yapılan Chi Sau çalışmaları etkin reflekslere ulaşabilmek içik oldukça faydalı bir çalışmadır. Hem tabii olan refleksler gelişirken, yanlış olanlar düzeltiliyor hem de yeni, etkin refleksler vücuda oturtuluyor.

Mesela üzerimize gelen saldırı anında kapanmak doğal bir reflekstir. Kısmen bir koruma sağlasa da çok da sağlıklı ve saldırıyı kontrol altına alıcı bir refleks değildir. Böylesi bir durumda dönüşler ve ileri girişlerle Avcı Wing Tsun çok etkili bir savunma mekanizması ortaya çıkarır. Bu örnekler çoğaltılabilir ama şimdilik bu kadarı ile iktifa edelim.

Bir önemli konu ise reflekslerin doğru şekilde eğitilmesidir. Bu çok önemli bir konudur. Avcı Wing Tsun sisteminde dikkatli çalışılırsa doğru eğitim olabilir ama hassas çalışmak gerekir. Aman be bir kere de dikkatsiz çalışsak ne olur deme gibi bir hakkımız asla yoktur. Aşağıda nakledilen olay ibret vericidir:

ABD, Meksika sınırında görev yapan birimlerin çalıştırıcısı olan kişi yıllarca eğitim veriyor ve bunlar arasında yanlış olan birşey hayatına maloluyor. Şöyle ki ; eğitim verdiği konular arasında bir tanesi de “elinde silah olan suçlunun silahını elinden almak”. Yıllarca bunun eğitimini veriyor ama bir ihmal ile. Polislere silahın elden nasıl alındığını gösterdikten sonra silahı tekrar elinden aldığı polise veriyor. Silahı al ve aldığın kişiye geri ver. Al, ver. Al, ver…… Yıllarca ve binlerce kere tekrar edilen bu olay artık bu çalıştırıcının vücuduna işlemiş. Gerçekten böyle bir durumda kaldığında ise kendisini öldürmek için silah doğrultmuş olan suçlunun elinden seri bir hareketle silahı alıyor ama ……. Yılların çalışması neticesinde refleks haline geldiği gibi sanki onu vurmak isteyen suçlu çalıştırdığı polislerden birisiymiş gibi silahı elinden aldıktan sonra bu suçluya iade ediyor. Ve …. Bu eğitimci silahı tekrar eline alan suçlu tarafından vurularak öldürülüyor.

Görüldüğü gibi refleksler çok önemli. Doğru refleks daha da önemli.

Bu nedenle antrenmanlarda çalışırken tam ve net çalışmak gerekiyor. Şimdilik böyle yapayım da gerçekten uygulamam gerekirse doğru şekilde yaparım tarzında beylik bir ifade işlemiyor. Sonuç olarak doğru zamanda doğru refleksin çıkmasını istiyorsak zamanı gelmeden önce yaptığımız çalışmaları doğru şekilde yapmalıyız. Özellikle çalıştırıcı olan arkadaşlar öğrenciye birşey olmasın diye hareketleri eksik yaparsalar, zamanı gelince de eksik yapmak durumunda ve haliyle zararlı çıkmak durumunda kalabilirler.

 

 


 

NEDEN AVCI WİNG TSUN? 
 

Si-Hing Hasan AKIN

Bir spordan neler bekleriz? Kilolarımızın ideal hale gelmesi? Formda ve dinç bir vücut? Ter atmak? Stresden uzaklaşmak? Avcı Wing Tsun, bunları, en iyi şekilde sunarken bunlardan daha fazlasını da veriyor.

Avcı WT ( Wing Tsun), tüm vücudu en etkili şekilde kullandığından dolayı, aşırı kilolar, kısmi değil tüm vücuttan dengeli şekilde eritilir. Fazla kilolarınız varsa, en kısa zamanda vücudun forma girdiği bizzat sizler tarafından gözlenecektir. Avcı WT’de bir antrenmanda yakılan enerji, pek çok spor türü ile kıyaslanamayacak kadar çoktur. Böylelikle fitness ve kilo dengesi çok az bir zamanda sağlanır.

Kondüsyon, kontrollü bir şekilde artırılırken, aşamalı olarak bedenin kuvvetlenmesi sağlanır.

Pekçok gelişmiş ülkenin en ciddi sağlık sorunu ve çağımızın en büyük problemi olan stres, Avcı WT ile sizler için sadece başka insanlarda olabilecek bir problemden öteye geçemez. İnsan tabiatında olan bazı duygular, Avcı WT antrenmanlarında en sağlıklı şekilde dışa vurum yapıldığı için, stres, bir Avcı WT öğrencisinin hep en uzaklarında kalacaktır. Stresden uzak olmak bizlere daha relax bir günlük hayat sağlayacaktır. Stressiz ve relax bir ortam insan huzuru için vazgeçilmez unsurlardır ve Avcı WT bunu en iyi şekilde sağlar. Özellikle Siu Nim Tau, Cham Kiu gibi formlar ideal gevşeme ve rahatlama çalışmalarıdır.

Kendine güven, pek çok ferdin birey olmayı başaramadığı ülkemizde çok önemli bir eksikliktir. Avcı WT sayesinde, öğrencilerin tekniklerinin ilerletmesinin parelelinde kendilerine olan güvenleri de artacaktır. Kendine güvenin artması, her ferdi, hem self- defans’ta hem de hayatın her aşamasında başarılı kılacak hayati unsurlardan biridir.

Refleksler, yapılan his antrenmanları ile bizim kontrolümüz dışında olmaktan çıkacaktır. Reflekslerimiz hızlanırken; bizim kontrolümüz altında ve bize tehlike oluşturmayacak bir hale gelir. En kritik zamanda, en uygun refleks cevap, siz daha farkına varmadan ortaya çıkar. Bu durum trafikten tutun da hayatınızın her aşamasında sizlere oldukça fayda sağlayacak bir şeydir.

Yaşlanma, his antrenmanları sayesinde yavaşlatılır. Yaşlılığa bağlı olarak gelişen hantallık ve hareketlerin yavaşlaması Avcı WT çalışmaları neticesinde durdurulur.

Gerçek bir self- defans. Uzakdoğu sanatları ile uğraşan pekçok kişi, aynı zamanda kendilerini savunmayı da öğrenmek istemektedir. Bu nokta ise Avcı WT’nin zirveleştiği bir noktadır. Minimum zamanda, minumum kuvvet kullanarak, saldırgana maksimum zarar vermek veya kontrol sağlamayı kim istemez?

Avcı WT, ilk temastan sonra görme ihtiyacı olmayan, rakibin kuvvetini yine ona doğru yönlendirirken kendi kuvvetinizi de ilave etmenizi sağlayan, kaba kuvvet gerektirmeyen, beş mesafede ( tekme, yumruk, diz-dirsek-kafa, tutma- burkma-atma, yer dövüşü ) en etkili olan, istediğimiz kişiye zarar vermeden kontrol altına almamıza olanak sağlayan, bıçak-sopa- ateşli silahlara (yAKIN mesafede) karşı etkili bir savunma ve kontrol sağlayan, her yaşta erkekler ve bayanların kolaylıkla öğrenebilecekleri ve en kısa zamanda pratik olarak uygulayabilecekleri etkili, gerçekçi bir savunma sanatıdır.

Eğer ben sadece spor yapmak istiyorum diyorsanız, tercihinizi istediğiniz yönde yapabilirsiniz. Ama sadece spor yapmakla kalmayıp, daha fazla şey kazanmalıyım diyorsanız; tercihinizi sadece AVCI WİNG TSUN’dan yana yapabilirsiniz. Referanslarımızı soruyorsanız;

Almanya İçişleri Bakanlığı, GSG9 ve Kuzey Ren Vestfalya Eyaleti SEK özel polis timleri, Almanya’ da hapishane gardiyanları ve gümrük muhafaza timleri en tehlikeli durumlarda kullanmak üzere AVCI WT öğrenmekteler

 

İŞYERİNDE BAŞARI İÇİN SPOR

 

Dünya var olduğundan bu yana insanlar, çağımızdaki kadar hareketsiz ve stres dolu bir yaşam geçirmediler. Hızlı ulaşım araçları ve iletişim teknikleri, hızlı şehirleşme ve sanayileşme gibi karmaşık nedenlerle “uygar” dediğimiz şimdiki dünyada, insanların büyük çoğunluğu sosyal ve psikolojik baskılar altında gergin ve sorunlu bir hayat yaşıyorlar. Hareketsizliğin ve yoğun iş temposunun yarattığı stresin dağıtılamaması her yıl milyonlarca insanın erken ölümüne ve iş dünyasında değeri milyar dolarlarla ölçülen iş kayıplarına neden oluyor. Oysa çözüm o kadar basit ki: Düzenli spor! ABD’de, dünyanın en büyük şirketlerinin yönetici ve çalışanlarının katılımıyla gerçekleştirilen bir araştırmanın sonuçları, bu açıdan çok çarpıcı.

“Düzenli spor ve iş yaşamı” konulu araştırmanın sonuçlarına göre, düzenli olarak yapılan egzersiz, zihinsel kapasite kullanımı ve yaşama sevincini artırıyor. Düzenli spor yapan kişilerin iş hayatında karar alma yetileri yükseliyor, performansları artıyor. Ayrıca bu insanlar, mesai saatleri içinde daha dakik ve daha enerjik oluyor, yaptıkları işten daha çok keyif alıyorlar. Türkiye temsilciliği ve genel distribütörlüğü EKS Dış Ticaret’çe yapılan Life Fitness’ın araştırmasının sonuçlarına göre, düzenli spor yapanların zihinsel hata oranlarında ve çalıştıkları şirketlerin sağlık harcamalarında da büyük azalma görülüyor. 

VERİMLİLİKTE ARTIŞ

Düzenli spor, iş ekonomisine de katkıda bulunuyor: Sağlık harcamalarının azalmasını sağlıyor, işyerinde devamsızlık ve işte yetersizlik oranlarını düşürüyor, çalışan sirkülasyonunu azaltıyor. İşyerleri, yönetici ve çalışanlarının düzenli sporu için yaptıkları yatırımları çok kısa bir sürede geri alıyorlar.

Düzenli spor yapan yöneticiler, daha isabetli kararlar alıyorlar. Purdue Üniversitesi’nden Dr.Gavriel Salvendy’nin dokuz ay boyunca 80 kişi üzerinde yaptığı araştırma, düzenli spor yapanların zor kararları alabilme yetilerinin yapmayanlara oranla % 70 oranında arttığını gösteriyor. Union Pasific Demiryolları çalışanlarının %75’inin düzenli spor yapma sonucunda iş konsantrasyonları artmış bulunuyor. Çalışanların % 80’i ise düzenli spor programları sonucu kendilerini daha üretken hissediyorlar. NASA spor programlarına katılanların dayanıklılıklarının ve çalışma performanslarının yanı sıra konsantrasyon ve karar alma yetilerinin arttığı bildiriliyor. Araştırma, verimliliği çalışma gününün son iki saatinde % 50 düşen ortalama bir çalışanla karşılaştırıldığında, spor yapanların tüm gün boyunca tam verimle çalıştıkları sonucunu veriyor.

The Canadian Life Assurance şirketi, spor programlarına katılan çalışanlarının % 47’sinin katılmayanlara oranla daha uyanık, mesai arkadaşları ve üstleri ile daha uyumlu ve işlerinden daha çok zevk alır olduklarını rapor ediyor. Katılımcıların % 63’ü iş günü süresince kendilerini daha sakin, daha sabırlı ve daha enerjik hissettiklerini belirtiyorlar. Düzenli olarak yapılan spor, morali yükseltirken, zihinsel hatalarda belirgin azalma sağlıyor. Araştırmaya katılan Saatchi & Saatchi Reklam Ajansı fitness programlarına katılan çalışanlarının % 63’ünün verimliliklerinin arttığına, % 75’inin ise morallerinin yükseldiğine işaret ediyor. Yöneticilerin ve çalışanların zihinsel performansları, spordan sonra belirgin bir şekilde artıyor. Konsantrasyon ve kısa dönem hafıza isteyen işlerde % 27 daha az hata yapılıyor. 

SAĞLIK HARCAMALARINDA İNANILMAZ DÜŞÜŞ

Araştırma, düzenli sporun iş ekonomisine katkılarını da inceliyor. Altı yıllık bir zaman diliminde Steelcase’in sağlık harcamalarına bakıldığında, spor programlarına katılanlarda katılmayanları göre % 55 daha azaldığı görülüyor. Du Pont, altı yıllık düzenli spor programı sonunda çalışanlarının işe gelmemelerinde % 47.5 azalma olduğunu belirtiyor. The Canadian Life Assurance Company, çalışan sirkülasyonunun yedi yıllık bir zaman dilimi içinde % 32.4 azaldığını bildiriyor.

Üç yıllık bir çalışmanın sonucunda DuPont, fitness programlarından birinci yılda 1.6 milyon dolar, ikinci yılda 1.5 milyon dolar ve üçüncü yılda 3 milyon dolar kazançlı çıktığını açıklıyor. The Scoular Grain Company, spor programlarının başladığı ilk yıl sağlık harcamalarında 1 milyon dolar, başka bir deyişle 600 kişilik çalışanında kişi başına 1500 dolar azalma olduğunu belirtiyor. The Mutual Benefit Life Insurance Company, sağlık problemlerinin şirketin spor programlarına katılan çalışanlarında, katılmayanlara oranla % 70 azaldığını tespit ediyor. General Electric, ilk 18 ay içinde spor programına katılan üyelerin sağlık harcamalarının % 38 azaldığını, katılmayanlarınınkininse % 21 arttığını bildiriyor. Mesa Petroleum kurumsal spor programı uygulaması neticesinde, programa katılan her bir çalışanın sağlık harcamasının sadece % 4.8, ülke ortalaması sağlık harcamasının % 105 arttığını belirtiyor. The Coors Brewing Company, kurumsal spor programı uygulamasına başladıktan sonraki altı yıl içinde 1.4 milyon dolar daha az sağlık harcaması yaptığını ifade ediyor. Control Data, fitness programına başladıktan sonra yedi yıl içinde düşük sağlık harcaması talepleri ve devamsızlığın azalması nedeniyle 1.8 milyon dolar kar etmiş bulunuyor. Tenneco, spor programına katılan çalışanlarının sağlık giderlerinde katılmayanlara nazaran % 50’lik bir düşüş olduğunu saptıyor. 

DEVAMSIZLIĞA SON

Mesa Petroleum’un spor programlarının sonunda çalışanlarının devamsızlıkları, sanayinin ortalamasıyla karşılaştırıldığında % 50 daha azalmış bulunuyor. Northern Gas Company, kurumsal spor programına katılan çalışanlarının hasta günlerinin, katılmayanlara oranla % 80 daha azaldığını tespit ediyor. General Mills, spor programına katılanların iş devamsızlıklarının % 19 azaldığını, katılmayanların ise % 69 arttığını bildiriyor. The Mutual Benefit Life Insurance Company, spor yapan çalışanların yapmayanlara oranla devamsızlıklarının % 40 azaldığını açıklıyor. Toronto Belediyesi, kentsel spor programına katılan çalışanlarının ilk altı aylık dönemlerinde, katılmayanlara oranla 3.35 iş günü daha az devamsızlık yaptıklarını belirtiyor. DuPont, kurumsal spor programına katılan işçilerin, katılmayanlara oranla % 14 daha çok yeterli gün yaşadığını, bunun da şirket için toplam 1726 gün daha fazla yeterlilik anlamına geldiği saptamasını yapmıştır. Dallas Polis Departmanı, spor programına katılanların hastalık izni % 29 düştüğünü, bu oranın programa katılmayanlarda % 5 arttığını rapor ediyor. 

HIZLI SİRKÜLASYONA ELVEDA

The Canadian Life Assural Company, yedi yıllık bir zaman dilimi içinde spor programına katılanların sirkülasyonunun, katılmayanlara oranla % 32.4 azaldığının ortaya çıktığını bildiriyor. Tenneco, şirkette spor programına katılanların diğer çalışanlara oranla firmadan ayrılma isteklerinin % 13 daha az olduğu tespitini yapıyor.

Araştırma, düzenli sporu kurumsallaştıran şirketlerin yaptıkları yatırımları kısa sürede geri kazandıklarını gösteriyor: The Coor Brewing Company, 1990’da spor programına yatırdıkları her bir doların 6.12 dolar olarak geri döndüğünü gözlemiş bulunuyor. Kennecott Copper Company, dört yıllık bir kurumsal spor programı uygulamasından sonra yatırılan her bir dolar için 5.78 aldıkları saptamasını yapıyor. General Mills, çalışanlarına spor programı uyguladığının birinci yılında, her bir dolar yatırıma karşılık 3.10 dolar geri döndüğünü belirtiyor. İkinci yıldaki dönüş ise bire karşılık 3.90 dolar. Pepsi Co. spor programına yaptığı yatırımı yüzde 300 geri aldığını belirtiyor.

 

AVCI WING TSUN’DA FORM ÇALIŞMALARI

Si-Hing Hasan AKIN

 

Avcı Wing Tsun, bir Uzakdoğu savunma sanatı olarak en etkili, en gerçekci ve doğal bir savunma sanatı olmanın yanısıra, bu sanatla ilgilenen kişilere sağlıklı bir hayat da sunar. Şöyle ki; Avcı Wing Tsun değişik öğrenci düzeylerine hitap edecek şekilde Siu Nim Tao, Dan Chi, Cham Kiu, Chi Sao ve Biu Chi adlarında form çalışmaları da içermektedir ve bu formlar sağlıklı bir hayat için vazgeçilmez egzersizlerdir. 

Bahsettiğimiz bu formlar Tai Chi formlarına benzemekle birlikte Tai Chi’den biraz daha farklıdır. Tai Chi formlarında tek maksat sağlık olduğu için formların düzenlenmesi bu istikamette ele alınmıştır. Bu nedenle Tai Chi sağlığa son derece faydalıdır. 

Avcı Wing Tsun formlarında ise Tai Chi’den farklı olarak, formlar düzenlenirken sağlığa hitap etme prensibi korunurken, bu formlar sadece sağlık değil gerçek bir savunma gerektiren anda da kullanılabilecek şekilde ele alınmıştır.

Çalışmalar değişen ritmlerde ve ahenkli şekilde yapılırken, beynin koordinasyon kabiliyetinin artırılması sağlanır. Aynı zamanda ağır yüklenmeler yapmadan, sağlıklı şekilde bütün kasların egzersizi de sağlanır.

Bu formların pratiği, kişiyi relax bir ruh haline sokarken, zamanımızın en ciddi problemlerinden olan strese karşı oldukça ciddi bir etkiye sahiptir. Stresden uzak ve relax bir hayat yakalamayı kim istemez ki?

Çalışmalar kol ve vücut hislerini geliştirir. Hislerdeki gelişmelere parelel olarak reflekslerde de hızlanma görülür. Bu hızlanmaya ek olarak, gereken anda en doğru refleksin çıkması da öğretilir. Reflekslerde hızlanma ve en kritik zamanda en doğru refleksin çıkması hayatımızı trafikten tutun da gündelik yaşamımıza kadar her noktada kendini gösterir ve pek çok küçük veya büyük kazanın oluşmasının önüne geçilmiş olur.

Hislerin artmasıyla, özellikle yaşlanmaya bağlı vücut hareketlerinin yavaşlamasının önüne de geçilmiş olur. Beynin vücut üzerinde kontrolu daha da artar. Böylelikle yaşlılığa bağlı gelişen dezavantajlar minimuma indirilmiş ve yaşlanma süreci de yavaşlatılmış olur.

Hislerin artması, cinsel hayatı da olumlu şekilde etkilemektedir.

Sonuç olarak diyebiliriz ki; Avcı Wing Tsun içinde bulunan formlar gerçek bir savunma anında en etkili şekilde kullanılabilmesi yanında, bütün kas gruplarının hareketini sağladığından, hisleri artırdığından, refleksleri kontrol altına aldığından ve gereken anda en doğru refleksin çıkmasını sağladığından, stresden uzaklaştırdığından, yaşlanmayı yavaşlattığından ve daha onlarca fayda içerdiğinden dolayı sağlıklı bir hayat için olmazsa olmazlar arasındadır. 

Avcı Wing Tsun ile daha sağlıklı bir hayata…….. 

AVCI WING TSUN HAYAT İÇİNDİR!

AVCI WING TSUN HAYATTIR!

 


 
AVCI WING TSUN’DA 5 MESAFE

ALTERNATİF BİR “DÖVÜŞÇÜ” KAVRAMI
 

Si-Hing Hasan AKIN

Canınızın sıkkın olduğu bir anda, sanki eceline susamış gibi birileri karşınıza çıkıyor ve illa da kaşınıyor. Kendinizi kontrol altında tutmaya gayret sarfediyorsunuz ama beyhude. Laftan anlamıyor ve hatta çizgiyi iyice aşıyor. Kendinizi daha fazla tutamıyorsunuz ve bir patlama…. Yumruklar, tekmeler, diz, dirsek, kafa, vs…. 

Yapılan iş basit manada bir “dövüş”. Ama dövüşmek bu kadar basit midir? Böyle bir olay belki dövüşmek kelimesiyle ifade edilir ama bu kelimenin anlamı sadece bu kadar mıdır? 

Dövüşmek, sadece bu manaya gelir dersek, kelimenin anlamını daraltırız. Öte yandan istenmeyen bir durumu ortadan kaldırmak veya önümüzdeki zorlukları aşmak için gereken mücadeleyi sergilemek şeklinde algılarsak kelimeye gereken anlamı yüklemiş oluruz. 

Dövüşçü ise yazımızın girişinde anlattığımız durumdan çok çok uzaktaki kişidir. Çünkü anlattığımız durum herkesin yapabilecek olduğu şeydir. Sabretmeye çalış, sabredemezsen kafa- göz gir. Bunu herkes yapabilir. Dövüşcü farkını koyabilmelidir. 

Dövüşcü, mücadeleyi hayatının her aşamasına yerleştirebilen kişidir. En basitten en karmaşığa, en kolaydan en zora mücadele edebilen, mücadelesinde başarılı olabilen kişidir. Dövüşcü kendisine güveni olan kişidir. Bu güven sayesinde üzerine aldığı sorumlulukları hakkıyla yerine getiren ve sorumluluktan kaçmayan kişidir. Basit duyguları aşmıştır, kompleks ve kaprislerden sıyrılmıştır. Bulunduğu ortamda insanlarla yapıcı ilişkiler kurar. Arkadaşlarının başarısını kıskanmaz ve günümüzdeki en önemli çalışma ve iş prensibi olan “takım çalışmasında” mutlak başarıya ulaşır. Takım çalışması ruhunu kendi içinde sindirir ve her gün başarıya daha da yaklaşılan bir dilim haline gelir. 

Stresten uzaktır ve kendisiyle barışık bir hayat yaşar. İç huzuru olduğundan, toplumdaki gerginlikleri azaltır. Çevresindekilere mutluluk saçar. Moral bozukluğu olmadığından asık bir surat hali hiç görülmez. Normalde öfkelenmeyi gerektirebilecek durumlarda bile olayları öfkelenmeden kontrol altına alabilir. Bardağı taşıran son damla dövüşcü için gerçekleşmeyecek bir olgudur. Çünkü dövüşcü için öfke, kin, ihtiras gibi duygular birikmemiştir. Yani o bardak zaten boştur. 

Bir dövüşcünün olaylar karşısında dayanma ve sabır gücü normalden daha fazladır. Kolay kolay yılmaz ve amacına ulaşıncaya kadar veya zorluğu aşıncaya kadar dayanır. Darmadağın olmaz ve kendini kısa zamanda toparlar. 

Tüm bu özellikler gerçek bir dövüşcüde bulunması gereken özelliklerden sadece bir kısmıdır. Ama günümüzdE halkın kafasındaki dövüşcü imajına baktığımızda maalesef bu tiplemeyi pek göremiyoruz. 

Pejmurde bir hayat yaşayan, duyguları ve hayatı karmakarışık, toplumda başarısızlıklar tarihini yazmış, bazen serseri ……… Bu tipleme listesi uzar da gider. Maalesef günümüzde dövüşcü deyince akla gelenler bunlar. 

Olanlar ve olması gerekenler……….. 

Bu nedenle günümüzdeki dövüşcü imajını değiştirmek gerekiyor. Bu imajı değiştirmek de tabii ki biz dövüşcülere düşüyor. 

Onlarca yılların birikimi olarak karşımıza çıkan bu anlayışı değiştirmek doğal olarak üç beş günde olabilecek birşey değildir. Yanlışı düzeltmek doğruyu öğretmekten daha zordur. Haliyle içinde bulunduğumuz durum epeyce zor. Bizler sadece birer dövüşcü değil, aynı zamanda bu misyonun gereklerini, sorumluluğunu taşıyan kişiler olmalıyız.

Dövüşcü, içinde bulunduğu toplumda bütün meziyetlerini ortaya koyabilmeli ki bu yanlış anlaşılma düzelsin. Yaptığımız işin hiçbir önemi yok ama hangi işi yaparsak yapalım işimizi mükemmel şekilde ele almalıyız. Mutluluk ve huzurumuzu çevremizdekilerle paylaşmalıyız. Sahip olduğumuz tüm güzelliklerin herkeste olmasını sağlamaya çalışmalıyız. 

Her yeni gün bizler için yeni bir başlangıç olmalı. Her fırsatı kendimizi geliştirmek için kullanabilmeliyiz ve çevremizdekiler hayatımızı değerlendirdiğinde şu soruyu kendilerine sormalılar: Neden bu kadar mükemmel bir hayat? Ve hiç düşünmeden şu cevabı da verebilmeliler: O bir DÖVÜŞCÜ. Eğer çevremizdekiler bizi düşündüklerinde bu cevabı veriyorlarsa gerçekler ortaya çıkıyor demektir. Örnek bir toplum oluşturmak için örnek birer dövüşcüler olabilmek dileğiyle…………..

 


TARİHTEN KONSEPTE AVCI WT

Si-Hing Hasan AKIN

Wing Tsun, yaklaşık 300 yıl kadar önce Shaolin manastırının Mançuryalılar tarafından  işgal edilmesi ve yakılmasından sonra, bir bayan rahibe tarafından mevcut Kung Fu anlayışının eksikleri üzerine, gerçeklere dayalı bir sistem olarak ortaya çıktı. 
Uzunca bir dönem, aile sistemi olarak dar bir dairede öğretildikten sonra, en son Yip Man usta ile Hong Kong’da farklı kişilere öğretilmeye başlandı.
Yip Man ustanın vefatını takiben öğrencileri farklı gruplar halinde bu sanatı öğretmeye devam ettiler ve en son özel öğrencisi olan Leung Ting bu sanatı R.Keith Kernspecht ile beraber Avrupa’da yaydılar. 
Wing Tsun silah teknikleri ( bıçak, sopa, v.s.), çok ileri seviyede öğretildiği için Wing Tsun organizasyonu çatıda Rene Latosa ustanın Escrima sanatı ile birleşerek öğrencilerine silahlı ve silahsız savunmayı komple öğretmeye başladı. 
Zaman içerisinde, Avrupa’ da, bazı isimler yaptıkları çalışmalar ile ön plana çıkmayı başardılar ve bu isimlerden birisi de hem Wing Tsun sanatında 5.Usta Derecesine sahip hem de Escrima sanatında 3. Eğitmen Derecesine sahip  Si-Fu Salih AVCI idi. 
1980 yılında Wing Tsun öğrenmeye başlayan Si-Fu Salih AVCI, kısa zamanda bu sanatın öğreticiliğini de yapmaya başladı. Escrima, Wing Tsun organizasyonu ile birleşince, bu sanatın şekillenmesinde özellikle Eğitmen derecelerinin programlarının oluşmasında ciddi katkıları oldu. 
1991 yılından itibaren Türkiye’ nin Şef Antrenörlüğünü de yapmaya başlayan Si-Fu Salih AVCI, düzenli aralıklarla Türkiye’ye gelerek  Wing Tsun ve Escrima sanatlarını öğretmek ve yaymak için gayret etti. 
Bu dönemde, Wing Tsun organizasyonu adına Alman SEK ve GSG-9 timlerine de dersler veren Si-Fu Salih AVCI, aynı zamanda Wing Tsun organizasyonun teknik komitesi içinde yer alarak, Eğitmen derecesine gelen Wing Tsun öğreticilerinin imtihanlarının yapılmasına ve onların eğitimine de katkılar sağladı. Kendi Sifu’ su adına seminerler de veren Si-Fu Salih AVCI, çalışmalarında oldukça ciddi potansiyele ulaştı.
Si-Fu Salih AVCI, 1997 yılında WTEO adında Avcı Wing Tsun ve Avcı Escrima organizasyonunu kurdu. Halen 10’dan fazla ülkede faaliyet gösteren WTEO, onbinlerce erkek ve bayana kendilerini savunmayı öğretmekte ve bu sanatın diğer faydalarını da sunmaktadır.
Avcı Wing Tsun ve Avcı Escrima sanatları temelde minimum zamanda minimum kuvvet kullanarak, saldırganı maksimum kontrol etme mantığına dayanmaktadır.  Bu nedenle, özellikle güvenlik güçlerinin de ilgisini çekmektedir. Alman SEK ve GSG-9 timlerinin Si-Fu Salih AVCI ile çalışmaya başlamaları 10 yılı geçmiş bulunmaktadır. Ayrıca Alman Gümrük Muhafaza Timleri ve hapishane gardiyanları da bütün tutuklama, transfer, kontrol teknikleri olarak Si-Fu Salih AVCI’ nın  tekniklerini uygulamaktalar ve Si-Fu Salih AVCI bu birimlerin şef çalıştırıcılığını yapmaktadır. 
Avrupa Konseyi Tavsiye Kararı ile, Si-Fu AVCI’ nın  GSG-9’da bulunan öğrencileri Rus özel timlerine seminer verdiler. Ayrıca 2002 yılı itibariyle, Si-Fu AVCI, Kuzey Ren Vestfalya Eyaleti polisinin ( yaklaşık 40 000 kişi) de şef eğitmenliğini üstlenmiş durumdadır. 
Avcı Wing Tsun form çalışmaları hem kişiyi zorlamadan adale sistemini çalıştırmakta, esneme ve germe çalışmaları yaptırmakta, hem de insanın ruhunu dinginleştirmektedir. Bu formlar ayrıca gerçek bir self defans durumunda kişinin ihtiyacı olan  savunma tekniklerini de ihtiva etmekte ve bedene oturmasını sağlamaktadır.  

Chi Sau çalışmaları dokunma hislerini ve refleksleri geliştirir. Savunma anında görme olayı olamadığından, dokunmaya bağlı hisler çok önemlidir. Saldırganın verdiği baskı hislerine, çalışarak bedene oturmuş reflekslerle cevap verilerek, her durumda kendini savunma sağlanır. Ayrıca  Chi Sau antrenmanları, sinir uçlarının algılama hassasiyetini artırdığı için ileri yaşlarda hantallık ve hareketlerde yavaşlamayı engeller. Algılama hislerinin artması, kişinin cinsel hayatında da pozitif etkiler sağlar. Chi hislerinin artması aynı zamanda bireyde  bioenerjiyi artırır ve düzenler. Bioenerjinin değerlerinin normal olması, şeker hastalığından tansiyona, kalp krizinden kansere kadar pek çok hastalığı engeller veya oluşmuş ise ilerlemelerini durdurur. Ayrıca, bu çalışmalar sayesinde bedensel koordinasyon ciddi şekilde gelişir, relax ve dingin bir ruh hali gelişir. Stres atmak için de oldukça faydalıdır. 
Lat Sau
 uygulamaları sayesinde, öğrencilere seviyelerine göre self defansı  hassas şekilde, her ihtimal göz önünde bulundurularak öğretilir. Savunma teknikleri beş mesafede öğretilir. Beş mesafe tekme ile başlar, yumruk, diz-dirsek-kafa, tutma-burkma-atma ve en son olarak da yerde mücadele ile biter. Kuralsız gelebilecek saldırılara karşı her mesafede etkili ve doğrudan uygulanabilir teknikler, WT uygulayıcısının en zor durumdan bile kolaylıkla sıyrılmasına imkan tanır. Birden fazla saldırgana karşı strateji ve tekniklerin de öğretildiği sanatta ilerleyen düzeylerde bıçak, sopa ve yakın mesafede ateşli silahlara karşı savunma teknikleri de öğretilerek her türlü saldırıya karşı öğrencilere kendilerini savunma teknikleri öğretilir. 

Avcı Wing Tsun teknikleri kaba kuvvet esasına dayalı olmadığından, bedensel olarak zayıf olanlar da bu sanatı öğrenerek kendilerini savunma yeteneklerini geliştirebilir. Aynı zamanda, rakibin kuvveti rakibe yönlendirildiği ve bu saldırı gücüne WT uygulayıcısı kendi gücünü de ilave ettiği için her zaman saldırgana dönen kuvvet onun saldırma gücünden daha fazladır.Öte yandan, saldırılar hassas noktalara olduğu için; çok az kuvvet kullanarak, istenilen etki elde edilebilmektedir. 
Bedeni zorlayan ve yapması güç hareketler olmadığından, Avcı WT, atletik bir vücut gerektirmez. Bu nedenle isteyen herkes Avcı WT öğrenebilir. Konsept olarak, kişiye elinde mevcut olan yetenekleri en iyi şekilde kullanmayı öğrettiği için bedensel özürlüler de Avcı WT tekniklerinden istifade edebilir. Hatta Almanya’ da bir dönem kapkaç olaylarına maruz kalan tekerlekli sandalye kullanan özürlülere Avcı WT öğretildi. 
Avcı WT’ nin yumuşak kontrol teknikleri sayesinde özellikle güvenlik birimleri işlerini daha rahat yapabilmektedir. Suçlulara karşı şiddet kullanmadıkları için de İnsan Hakları ihlallerinin önüne geçilebilmektedir. Ancak yumuşak kontrol tekniklerine sadece güvenlik birimleri ihtiyaç duymamaktadır. Zira kriz geçiren bir yakınımız veya aile bireylerini kontrol etmek durumunda kaldığımızda onlara zarar vermeden kontrol altına alabilmeliyiz. 
Form çalışmaları kişiyi stresten korusa bile, insan içindeki şiddet duygusunun açığa çıkarılması ve boşaltılması stresten arınmanın en etken yoludur. Antrenmanlarda bu duygu zaten deşarj olduğu için sıfır stres bir hayat yaşanır. 
Her bireyin kendine güveni vardır. Ancak acaba bu güvenin limitleri nedir. Avcı WT öğrenen kişilerde kendine güven oldukça ciddi şekilde gelişir ve kendine güvenen kişilerin hayatta yapamayacağı bir iş, altından kalkamayacağı bir yük olamaz. Kendine güven; beden dilinden, toplum önünde söz söyleyip konuşma yapmaya kadar faydalarını hayatın her aşamasına sokar. 
Avcı WT, bir aile sistemi olduğu için öğrenciler arasında menfaate dayanmayan bir sevgi ve dostluk ortamı hakimdir. Bir sosyal grup oluşturan öğrenciler, herhangi bir konuda sıkıntıya düştüklerinde arkadaşları tarafından yardım görmekte ve dertlerinin bir an önce bitmesi için gayret sarfedilmektedir. 
Bir spor olarak tüm beden çalıştırıldığı için, kilo vermeyi ve kontrolünü sağlar. Fazla kilolardan kurtulunurken, formda ve fit bir bedene kavuşulur. Hacimli adele yapmaz, estetik ve atletik bir yapıya kavuşturur.
Çağdaş öğretme metotları  ile kısa zamanda ve kolaylıkla öğrenilebilir. Çok farklı organize edilmiş drilllerle, eğenceli ve neşeli bir antrenman yapılırken, devamlı teknik gelişim sağlanır. Asistanlara bizzat Si-Fu AVCI tarafından neyi nasıl öğretecekleri anlatıldığı ve öğretildiği için uluslararası eğitim standartı yakalanmıştır.
Avcı WT’nin bütün teknikleri özel tim polisleri tarafından bizzat tecrübe edilmiş ve uygulanabilirliği ortaya koyulmuştur. Sanat gerçek ortamlarda ve en azılı kanun dışı kişilere karşı en zor şartlarda kullanıldığı halde asla uygulayıcısını yarı yolda bırakmamış ve kurtarmayı başarmıştır.  
Zaman bir şekilde akıp gidecektir ve bunun önüne asla geçilemez. Ya faydalı birşeyler yapacak ya da boş geçireceğiz. Bu bağlamda zamanı boş geçirmezken, hem spor yapıp hem de en etkili ve gerçekçi savunma sanatını öğrenmek elimizde. Ya da öğrenmemek....................

 


WT ve SAĞLIK

WingTsun sizlere aşağıdaki faydaları sunar?

Fiziksel Faydalar: Daha pek çok fiziki aktivitede de sizlere yardımcı olacak şekilde bedensel koordinasyonu ve refleksleri geliştirir. Kasları şekillendirerek atletik bir vücut ve duruş sağlar. Beden kuvvetini artırır. Baş ve değişik bölgelerde ağrılara sebep olan bedensel gerginlikten kurtarır. Enerji seviyenizi artırır ve artık yorgun olmak gibi bir derdiniz kalmaz.Kendinizi harika hissettirecek Kardio Vasküler çalışma sunar

Zihinsel Faydalar:
Kendinizi pozitif hissettirir, kendinize güven ve ruh disiplinini artırır. Kendinizi ve sevdiklerinizi koruyabilecek olmayı bilmenin sağladığı zihinsel sükunet. Stresten kurtulup, rahatlamayı öğrenerek daha uzun ve sağlıklı yaşayabilirsiniz. İş ve okulda, konsantrenizi artırarak daha iyi not, daha iyi 

Siz ne isterseniz?

Bir WT öğrencisi olarak, WT çalışmakla ne kazanmak isterseniz onu kazanın. Diğer bir ifadeyle Wt den ne isterseniz onu kazanırsınız. Fit olmak mı, hızlı olmak mı, stresten kurtulmak mı, daha iyi dövüşmek mi, daha iyi koordinasyon mu, kendinize güveninizi artırmak mı?

Hangisini veya hepsini mi istersiniz???

 


OLDU
ĞUNDAN DAHA AYDINLIK

Son yıllardaki gelişmeler, Wing Tsun gibi saygın bir sanatın ehil olmayan, sadece kendisinin anladığını, kendinden önce kimsenin fark edemediği noktaları ortaya çıkardığını iddia eden sözde ustalarca yayıldığını gösteriyor. Bu ustalardan bazıları oldukça ilginç sıçramalar sergilemekte, daha dün 8. öğrenci derecesini çalışmakta iken Dai Sifu ünvanı almakta veya bazı ustalar kendi kendilerine 10. Usta Derecesini vermektedir. Wing Tsun gibi bir savaş sanatı için tüm bunlar  ne anlama gelmektedir ve WTEO gibi bir organizasyon veya sorumluluk sahibi bir eğitmen bundan nasıl bir sonuç çıkarmalıdır? 

Son yıllarda, birkaç büyük organizasyondan bölünerek pek çok küçük WT organizasyonları ve okulları türedi. Yeni oluşumların liderleri kendilerini kartvizite bile zor sığan unvanlar zinciri ile ifade etmeye başladılar. Ustalık dereceleri nefes kesen ve insanda hayret uyandıran hızlarla artmaya başladı. Sıklıkla köklerini ve nereden geldiklerini unutarak kendilerine yeni biyografiler bile uyduranlar var. Mesela Almanya’da bir Türk gazetesine mülakat veren organizasyon lideri bir Türk,- Büyük Usta Yip Man’ın ölü olduğu bir zamanda - Hong Kong’a gidip ondan özel ders alarak kendini yetiştirdiğini iddia edecek kadar acayip şeyler uydurulmakta. Bu misalde  görülen şey, diğerlerinde de tezahür etmektedir. Bu nedenle artık bireysel olmayan sebepler ortaya çıkmaktadır.

Bir organizasyondan ayrılmaya neden olan şey çoğunlukla psikolojiktir - kişilerin hak etmediği şeylere sahip olma umudu vardır. Özellikle genç eğitmenler, biraz daha sabırsız olmakta ve neden bazı şeyleri sadece belli veya daha sonraki bir zamanda öğrenmek zorunda olduklarını anlayamamaktadır. Ayrıca, dövüş sanatı okulundan umdukları başarıyla mevcut ekonomik ve sosyal durumlarının uyumsuzluğu da buna etken olabilir.

Ayrılıkların başka ve hatta en önemli etkeni de maddi boyut olabilir. Sabırsızlık insanların en kötü özelliklerinden birisidir ve çoğu insan bir ömür boyu başarının peşinden koşarken aslında başarının onların peşinde koşuyor olduğunu algılayamazlar. Çoğu, asla bir şeyler olamadığı halde bir şey olmak ister. Bu nedenle, yeni arzlar tekrar tekrar yeni talepler doğurmakta ve okulunda daha üst düzey WT eğitmen programlarının tekniklerini öğrettiğini iddia eden kişiler bunu almaya istekli öğrenciler bulabilmektedir. Halbuki “yeni” öğrencinin hangi organizasyondan olduğuna bile dikkat edilmemektedir.

 Neden böyle bir sunum yapılmaktadır? Çünkü WT hiyerarşisinde bir boşluk yoktur ve bu pazar boşluğu kapalıdır. Bunun sebebi öğrenciye daha yüksek program satmak, takiben bu program için bir de sertifika almasını ummak ve tüm bunlardan da çıkar elde etmek amacı olduğundan dolayı böyle yapılmasının sebebi sadece ve sadece maddidir. Bu derece ve sertifikaları almak için normal şekilde öğrenilen durumdan çok daha fazla ödeme yapılacağı da aşikardır. Muhtemelen gerçek hayat için vaad edilen ancak gerçekte işe yaramayan teknikleri anlamak için ödeme yapılmış olacaktır. Belki de kişi, bilginin beceri ve derecelendirmenin veya programların önemli olmadığını; ancak kişinin bunu nasıl çalıştığının önemli olduğunu fark eder. “Yüksek derece tekniği “ denilen teknikler, ancak bu teknikleri uygulayan kişinin düşük programlar dahil sağlam bir tabanı varsa, evvelki programlarını çok çalışmış ise ve öğrendiği teknikleri gerçekten seri ve düzgün becerebiliyorsa üstün olacaktır.  Ayrıca bunun tersi de aynı şekilde geçerlidir.

Seri ve düzgün yapılan basit teknikler, net olamayan ve zayıf uygulanan “yüksek tekniklerden”  daha üstündür. Her şeyde olduğu gibi Wing Tsun’da da: Her şey izafidir.  Bilinenler gerçek dövüşe uygulandığı zaman izafiyet devam etmektedir ve en ufak bir saldırının bile problem olabileceği ifade edilmelidir. Burada, yüksek programlar satın alınarak kazanılamayan iyi bir teknik haricinde, dövüşçünün cesaret, kararlılık gibi özellikleri de gündeme gelmektedir.  Wing Tsun ile alakalı olarak tekrar tekrar söylenilen ve unutulmaması gereken şey; Wing Tsun ile öğrenilenlerin kişiyi zor durumdan mümkün mertebe sağlıklı ve zararsız şekilde kurtarabilmek için yardımcı unsurlar olduğudur. Dövüş sanatı, dövüşme sanatıdır.

WTEO, Kampkunst International adlı dergide ayrıntılı şekilde anlatılmış olduğu gibi, eğitmenlerinin eğitimine farklı şekilde yaklaşmaktadır.  Dövüş sanatına gelindiğinde; muhtemelen hiç karşılaşılmayacak uzun sırık veya çift pala ile dövüş gibi sadece ileri tekniklerin değil, tekrar tekrar çalışılarak bedene tam oturtulmuş düşük derecelerin tekniklerinde beceri ve kabiliyetlerin sınırsız şekilde kullanabilecek şekilde geliştirilmesi gerekir.  Bazıları, kendilerini memnun şekilde tekrar tekrar büyük usta olarak sunarken, uzun sırık veya çift pala gibi teknikleri WT nin toplamıymış ve WT bundan ibaretmiş gibi satış yapmaktadırlar. Sifu Salih AVCI, teoriden çok pratik silah kullanımının olduğu göz önüne alınması gereken 20 yıllık Escrima tecrübesine de sahiptir. Avcı Wing Tsun ve Avcı Escrima, yukarıda bahsedildiği gibi yüksek değil, doğru zamanda doğru tekniği seri ve kararlı uygulamayı öğreten, gerçek self defans durumları için olan bir sanattır.